YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/5084
KARAR NO : 2013/16978
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanığın sahibi olduğu … Medikal isimli iş yeri ve daha sonra bu iş yeri yerine açılan, ortağı ve yetkilisi olduğu … Limited Şirketi aracılığı ile Manisa Devlet Hastanesi ve Celal Bayar Ünivarsitesi Tıp Fakültesi Hastenesi’nde ayakta muayene olan ve kliniklerde yatarak tedavi gören hasta ve hasta yakınlarına kendisi ile yanında çalışanlar aracılığı ile ulaşarak, hastaların ihtiyacı olan yara bakım ürünleri ve aksesuarlarının temini için gerekli olan sağlık raporu ve reçete yazımı, faturalandırma ve sosyal güvenlik kuruluşlarından sağlanan yardımı alma hususlarında yardımcı olacaklarını söyleyerek noterden vekaletname aldığı, daha sonra hastaların sağlık karnelerini de alarak gerçeğe aykırı sağlık raporu ve reçeteler tanzim ettirdiği, bazı hastalarda önceki yıllarda benzer yaralar olduğundan, gerçekte hiç yara çıkmadığı halde vücudunda 3-4 yara çıkmış gibi reçeteler düzenlediği yahut düzenlettiği, kolostomi hastası oldukları halde bazı hastalara kolostomi yarasında kullanılmayan CF kodlu yara bakım ürünlerinin reçete ettirilerek, üzerinde genel bir ibare bulunan teslim aldım belgesi imzalatarak ya onun yerine imzalayarak, sonradan bu belgedeki imzanın altına veya evrakta uygun bir yere vermediği malzemelerin dökümünü yazmak suretiyle gerçeğe aykırı teslim tutanakları düzenlenerek hasta görülmeden yazılan rapor ve reçetelerin kuruma fatura edildiği, hatta vefat eden bir hasta için ölüm tarihinden sonrasına ait rapor, reçete ve faturalandırmanın söz konusu olduğu, yine bazı rapor ve reçetelerde yer alan teşhisler ve yazılı ürünlere cins ve miktar olarak uymayan farklı ya da eksik küpürler yapıştırılarak gerçeğe aykırı düşen reçete ve faturaları kuruma vermek suretiyle sahte belgeleri kullandığı, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen ve gerçek durumu yansıtmadığı halde sanık … tarafından bilerek kullanılan örnekleri verilen türden sahte rapor ve reçeteler ile buna istinaden sanık tarafından düzenlenmiş faturaların sosyal güvenlik kurumlarına fatura edilerek haksız menfaat temin edildiği anlaşılmakla, sanığın zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli karar arasında ilgili kanun maddelerinin sırasının farklı ve hükümlerinin birbirinden farklı ve eksik uygulanması neticesinde değişik adli para cezalarına hükmolunması suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.