Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1850 E. 2021/5774 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1850
KARAR NO : 2021/5774
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali ile cebri icra yetkisi verilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08/07/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 150.000,00 TL alacağın tahsili amacıyla 16.09.2010 tarihinde Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2010/13490 sayılı takip dosyası ile davalı borçlu şirkete ve dava dışı … Kooperatifine yönelik olarak icra takibi başlatıldığını, uzun süre borçlu şirketin tebliğe yarar adresinin bulunamadığını, en sonunda şirkete Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığını, takip kesinleştikten sonra borçlu şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresine gidildiğinde de adresin kapalı olduğunun görüldüğünü, borçlu şirketin kayıtlı taşınmazının bulunmadığının anlaşıldığını, yapılan araştırmalara göre borçlu şirket adına kayıtlı olan … plakalı araca haciz işlemi uygulandığını, davalı borçlunun borca yetecek malı bulunmadığını, adına kayıtlı olan …plakalı aracı da takibin açılmasından sonra ve kesinleşmesinden hemen önce diğer davalıya danışıklı olarak devrettiğini ileri sürerek davalılar arasında söz konusu tarihte yapılan araç satış işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu şirket vekili, aciz belgesi sunulmadığını, dava konusu aracı 46.400,00 TL bedelle sattıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, dava konusu aracı iyiniyetle ve 46.400,00 TL bedelle aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davalı borçlu … İnşaat Ltd. Şti hakkında Ankara 6. İcra Md. 2010/13490 Esas sayılı takip dosyası ile yürütülen takip dosyasının kesinleştiği, borçlu davanın borcu karşılayacak mal varlığının bulunamadığı ve hakkında takibe geçilmesinden sonra Ankara 5. Noterliğinde 08/06/2011 tarihinde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile davalı şirkete ait …plakalı aracın davalı …’a 42,500,00 TL bedelle devredildiğinin belirtildiği ancak şirket kayıtlarına satışın 46,460,00 TL’ye satılmış olarak kaydedildiği, aracın satış tarihinde kasko değerinin 57,820.40 TL olduğu yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi
raporuna göre de aracın satış tarihindeki serbest piyasa rayiç değerlerinin 52.500,00 TL olacağı hususunun belirtildiği görülmekle, araç satış senedinde satış bedeli olarak belirtilen tutarın serbest piyasa rayici ve kasko değeri ile uyumlu olmadığı ayrıca söz konusu satış bedelinin ödendiğine dair iddianın ispat edilmediği, devir işleminin davalı borçlu hakkında takibe geçilmesinden sonra yapıldığı hususları birlikte göz önüne alındığında davalı yetkilisi ile alıcının akraba olmamasına karşın söz konusu devrin alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığının kabulü gerektiği alacaklı açısından iptale dair bir tasarruf olduğu göz önüne alınarak davanın kabulü ile davalılar arasındaki …plakalı aracın satışına esas 08/06/2011 tarihli sözleşmenin alacaklı …’ün Ankara 6. İcra Md. 2010/13490 Esas sayılı takip dosyasında ki alacak yönünden muvazza yönünden iptaline ve davacıya araçla ilgili takip dosyasındaki alacağa istinaden cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İ.İ.K’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali sitemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosyanın incelemesinde; dava konusu aracın 46.460,00 TL bedelle kapalı fatura ile davalı şirket tarafından diğer davalı …’a devir ve temlik edilmiştir. Yine dosya kapsamında mali müşavir bilirkişiden alınan raporda söz konusu aracın satışına ilişkin işlemin defteri kebire genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine ve tek düzen hesap planına uygun olarak kaydedildiği, ticari defterlerin TTK’na göre kapanış kayıtlarının bulunduğunun rapor edildiği anlaşılmaktadır.
Kaldıki dosya kapsamından dava konusu taşınmazın devir bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değeri arasında misli fark bulunmadığı, davalı 3. kişi …’ın borçlu şirket ile herhangi bir hukuki ve organik bağı bulunmadığı, dolayısıyla İ.İ.K.’nun 278., 279. ve 280. madde koşullarının oluşmadığı nedeniyle davanın esastan da reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.