Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/21455 E. 2022/938 K. 21.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/21455
KARAR NO : 2022/938
KARAR TARİHİ : 21.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Hükmüne uyulan Yargıtay 17 Hukuk Dairesinin 12/09/2018 gün, 2016/4588 E- 2018/7704 K sayılı ilamında “… uzman bilirkişi incelemesi yaptırarak, davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan vergi borçlarının ferileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarruf tarihinden sonra doğan vergi borçları da eklenerek tamamı üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davalı 3.kişi Mukaddes’in , davalı borçlu …’in eşi olmasına 6183 Sayılı Kanunun 28 maddesinde bu derece akrabalar arasında yapılan tasarrufların bağışlama hükmünde sayıldığının ve iptale tabi olduğunun öngörülmesine, dava konusu taşınmazın davalı Mukkaddes’e devrine ilişkin tasarrufun davalı borçlunun tasarruf tarihindeki vergi borcu da dikkate alınarak 62.373,59 TL üzerinden davanın kabulüne fazlaya ilişkin talebin ise tasarrufun yapıldığı tarihteki borç miktarı göz önünde tutularak reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bozma öncesinde verilen karar aleyhine davalı … vekili tarafından yapılan temyiz, sonucu davanın esası hakkında verilen karar, zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı …’yi de bağlayacaktır. Her ne kadar ilk kararda 173.256,03 TL e hükmedilmişse de, bozma sonrasında dosyadan aldırılan bilirkişi raporu ile tasarruf tarihine kadar olan vergi borcunun 62.373,59 TL olmasına göre, davalıların 62.373,59 TL den sorumlu tutulmasına, davalı … yönünden yeniden belirlenen maktu vekalet ücretine mahkum edilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Ancak; ilk kararı vekalet ücreti yönünden temyiz etmeyen davalı … yönünde ise vekalet ücreti yönünden ilk kararın kesinleştiği gözetilmeksizin, anılan davalı yönünden yeniden vekalet ücretine ilişkin karar verilmesi doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7.maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 3. paragrafındaki “4080,00TL “ ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “15.795,50 TL ‘nin (Sadece 4.080,00 TL nin davalı …’den tahsiline) davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine;” “ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.