YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18356
KARAR NO : 2013/17997
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
…Okul ve Dersane İşletmeleri Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı ve yetkilisi olan sanığın, 06.04.2006 tarihinde katılan …. Şubesi’nden kredi sözleşmesi düzenleyerek 181.415,25 TL’lik kredi çektiği, krediyi çekebilmek için teminat olarak alacaklısı …Okul ve Dersane İşletmeleri Ltd Şti, borçluları öğrenci velileri olan değişik miktar ve tarihli toplam 41 adet sahte senet verdiği, sanığın kredi borcunu ödeyememesi üzerine katılan banka tarafından yapılan icra takibinde borçluların hayali kişiler ve senetlerin sahte olduğunun anlaşıldığı, sanığın aynı şekilde katılan … … Şubesi’nden 200.000 Tl’lik kredi çekerken yine alacaklısı kendi şirketi olan, borçluları da öğrenci velileri olan 8 adet değişik miktar ve tarihli senet verdiği, sanığın kredi borcunu ödeyememesi üzerine yapılan icra takiplerinin sonuçsuz kaldığı, senet borçlularına ulaşılamadığı, senetlerin sahte olduğu ve bu şekilde sanığın her iki bankaya karşı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; mahkemece, sanığın her iki bankaya yönelik eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik, katılan … Bank’a yönelik ise nitelikli dolandırıcıkık suçundan mahkumiyet, İş Bankası’na yönelik dolandırıcılık eylemi hakkında ise senetlerin önceden doğmuş borç karşılığında verildiğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de;
1-Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, senetlerin öğrenci velilerinden alındığını, bizzat kendisinin almadığını, çok sayıda dersanesi ve çalışanı olduğunu, bu kişilerden herhangi birisinin bu senetleri almış olabileceğini, senetleri bankalardan kredi almak için ciro ederek teminat olarak verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmesi, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan rapora göre … Bank’a verilen senetlerin ön yüzündeki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığı, arka yüzündeki ciroların ise sanığın eli ürünün olduğunun belirtilmesi, kolluk tarafından yapılan tahkikatta adlarına senet düzenlendiği iddia edilen tanıklar …. senetlerdeki imzaların kendilerine ait olduğunu, çocukları ve yakınlarının sanığa ait okul veya dersanelerde okuması nedeniyle bu senetleri verdilerini beyan etmeleri, ayrıca sanığın İş Bankasından 200.000 TL’lik kredi alabilmek için toplam bedeli 170.595 TL olan 96 adet çek ve senet verdiği, bu senetlerden ise sadece toplamda 870 TL’lik 8 adet senedin sahte olduğu iddiasının hayatın olağan akışına ters düşmesi, yine bankalarca yapılan icra takiplerinde senet borçlularına tebligat yapılamaması nedeniyle senetlerin sahte olduğunun iddia edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; yargılamaya konu kredi dosyalarının ekleriyle birlikte tüm asılları getirtilip, senetlerin hangi tarihte hangi amaçla bankalara teslim edildiği, ne kadar kredi kullandırıldığı, kredilerin ne kadarının ne şekilde ödendiği, söz konusu krediler için verilen başkaca teminat senedi olup olmadığı, bu senetlerin akıbetinin ne olduğu, tahsil edilip edilmediğinin ilgili bankalardan sorulması, senetteki borçlular ile sanığın yetkilisi olduğu okul veya dershanedeki muhasebe kayıtları incelenerek senetlerin hangi öğrenci için verildiğinin tespitiyle öğrenci velilerinin hayali kişiler olup olmadığının belirlenmesi,
kolluk tarafından dinlenen tanıkların duruşmaya çağrılarak ifadelerinin alınması, sanığın bankalara verdiği senetlerden bir kısmından tahsilat yapıldığı belirtilmesine göre icra dosyaları getirtilip tahsilatların sahte olduğu kabul edilen senetlerle ilgisi olup olmadığının tespitinden sonra, toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat ve mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2-Katılan … yazılarına göre, sahte olduğu iddia edilen senetlerin kredi sözleşmesi yapılırken teminat olarak alındığı, bu senetlerin verilmemesi halinde sanığa kredi verilmeyeceğinin belirtilmesi karşısında, senetlerin kredi alınmadan önce verildiği, ödeme günü geçmiş senetlerin teminat olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, senetlerdeki ödeme gününün kredi sözleşmesinden sonraki bir tarih olması nedeniyle önceden doğmuş borç karşılığında verildiği gerekçesiyle dosya kapsamına uygun ve yasal olmayan gerekçeyle nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirleneceği gözetilmeden, doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.