Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/2567 E. 2013/17052 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2567
KARAR NO : 2013/17052
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılan Kayseri Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğü (Hazine) ile 28.03.2006 tarihli (ihale sonrası) Kalorifer Yakıtı alım – satım sözleşmesini imzalayan ve bu sözleşme çerçevesinde 13.09.2006 tarihinde teslimatı yapan Efe… Ltd. ünvanlı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu bildirilen sanık … ile işyerinde şoför olarak çalışan aynı zamanda dayısı olan sanık … ve teslimatta görevli – işçisi sanık … ve … ‘e ait olduğu savunulan muhasebe bürosu elemanı olarak, ünvanı belirtilen şirketin muhasebe işlerini yerine getiren sanık …’ın fikir ve eylem birliği içinde hareketle katılan – kuruma 13.09.2006 tarihi itibariyle “standart dışı yakıt” teslim etmek suretiyle haksız yarar sağlanması eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)Şikayetçi PTT Genel Müdürlüğü vekilinin 29.01.2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz talebinin incelenmesinde:
25.10.2007 tarihli iddianamede Kayseri Polis Meslek Yüksek Okulu’na 13.09.2006 tarihinde yapılan akaryakıt teslim – tesellüm fiilinin tavsif olunduğu cihetle; şikayetçi kurumun sanıklara yüklenen bu suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği, esasen 23.01.2008 tarihli duruşmada usulsüz olarak verilen “katılan” sıfatının 28.01.2009 tarihli kararın E – ana paragrafında kaldırıldığı dosya kapsamından anlaşılmakla; şikayetçi kurum adına vekilinin 29.01.2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca “sıfat yokluğundan” REDDİNE,
II)”Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan verilen “mahkumiyet” kararlarına yönelen sanık … ile sanıklar müdafiilerinin temyiz isteklerinin incelenmesine gelince:
5237 sayılı TCK’nın 236/1. maddesinde kamu kurum ve kuruluşlarına karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat karıştırılmasının bağımsız suç olarak düzenlendiği aynı maddenin 2/a bendinde ihale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka malın teslimi veya kabul edilmesi “edimin ifasına fesat karıştırma” sayılmıştır.
Yukarıda özetlenen somut olayda sanıkların eylemlerinin ihale şartname ve sözleşmeye aykırı olarak taahhüt edilen nitelikleri haiz olmayan kalorifer yakıtı teslim fiillerinin bir bütün halinde “edimin ifasına fesat karıştırma” suçunu oluşturacağı nazara alınmadan yazılı şekilde “nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs” suçundan mahkumiyet kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ile diğer sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza süreleri bakımından sanıkların kazanılmış haklarının CMK’nın 326. maddesi uyarınca saklı tutulmasına 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.