YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1957
KARAR NO : 2021/7868
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalılardan … …. Şti ile … … ve Ortakları’nın müvekkili bankaya 25/12/1998 tarihi itibariyle 243.037.637,596 TL borçlu bulunması nedeniyle menkul ve gayrimenkullerini davalılar …, …, …, …, … ve …’ya devrettiğini, davalılardan … …. Şti, … Aş, … Aş ve … …, … …, … hakkında, Antalya 5. İcra Müdürlüğü’nün 1998/5625 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, borçlu … …, … … ve …’nın … tapu sicil müdürlüğünde kayıtlı ve muris … …’dan intikal eden ya da kendilerine ait … … 1539, 1542 parseller ve … köyü 819,340,389,413,567, 682, 782, 814, 828, 922, 1107, 369, 403, 565, 668, 672, 681, 705, 813, 923, 1033, 1037, 1039, 1049 parselleri ve Yazır Köyü 2370 nolu parselleri 26/11/1998 tarihinde aynı kişilere yani …, … ve …’na devrettiğini, davalılardan müteselsil kefil ve müşterek borçlu …’nın 05/11/1998 tarihinde ….7488 ada 4 parselde bulunan taşınmazını diğer davalı … …’a devrettiğini, diğer yandan … …’dan miras yoluyla davalılardan … …, … … ve …’ya intikal eden İstanbul Bostancı 717 ada 57 parsel sayılı taşınmazın diğer davalı …’ya 9.000.000,00 TL bedelle 01/12/1998 tarihinde devredildiğini, taşınmazların devirlerinin kötü niyetli olarak yapılıp asıl amacın mal kaçırma olduğunu belirterek; bahse konu satışların icraen satılarak paraya çevrilmek üzere iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davalı olarak bildirilen … ve …’nun hiçbir davalı sıfatı bulunmadığını, bahse konu taşınmazların bu şahıslara devredilmediğini, İİK 277 maddesi gereğince açılan iptal davalarının dinlenebilmesi için davalı-borçlu hakkında aciz belgesi alınması gerektiğini ancak aciz belgesinin alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre; aynı nitelikte açılmış Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/1268 esas sayılı dosyasında verilen karar sonrasında Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı …, … kol. Şti, … … A.Ş. ve … … A.Ş. lehine yapılmış bir tasarrufun bulunmadığı bu anlamda bu davalıların pasif dava ehliyetinin olmadığı sonucuna varılmakla bu davalılara yönelik davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, davalı …’a yapılan tasarrufun ise Ankara Çankaya 7487 ada 4 parselde bulunan b blok 58 nolu bağımsız bölüme ilişkin olduğu ve 05/11/1998 tarih 8952 yevmiye nolu akit tablosu ile … tarafından söz konusu bağımsız bölümün …’a satıldığı, davalının söz konusu bağımsız bölümü kötü niyetli olarak satın aldığı yönünde dosyaya sunulmuş ve elde edilmiş bir delilin de mevcut olmadığı sonucuna varılmakla bu davalı yönünden de davanın esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar İİK.nun 282. maddesi uyarınca borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kişiler aleyhine açılır. Zorunlu dava arkadaşı durumunda olan kişilerin tümünün davalı olarak gösterilmemesi halinde eksik gösterilen kişi veya kişilere dava dilekçesinin tebliği ile davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır.
Somut olayda, dava konusu …7487 ada 4 parselde bulunan b blok 58 nolu bağımsız bölüm, 05/11/1998 tarihinde dava dışı borçlu … tarafından davalı …’a devredilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, borçlu … taraf olarak gösterilmemiş, mahkemece de davaya dahil edilmeksizin davanın esasına girilerek reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya borçlu …’yı davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile sözü edilen taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli şartlar olup, (HMKnun 114) bu şartların var olup olmadığı davanın her aşamasında öncelikle ve res’en incelenir. (HMK’nun 115). Genel dava şartlarının yanında yasada somut uyuşmazlığa ilişkin özel dava şartları belirlenmiş ise bu şartların da HMK’nun 115. maddesi kapsamında araştırılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre; tasarufun iptali davalarının dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277. md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, davacı tarafından davalı borçlular hakkında Antalya 5. İcra Müdürlüğü’nün 1998/5625 sayılı dosyasından takip yapıldığı belirtilmiş olup, sözü edilen icra takip dosyasının dosya arasında olmaması nedeniyle Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk
Dairesi’nin 09/11/2020 tarih ve 2018/1043-2020/6703 sayılı ilamıyla istenmesi üzerine; dosyanın takipsizlik nedeniyle kapatıldığı, devam etmediği bildirilmiş olduğundan takibin kesinleşip kesinleşmediği, borçlunun aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamadığından mahkemece bu hususların araştırılması ve buna göre dava koşullarının da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle res’en hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.