Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/23104 E. 2013/18005 K. 20.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23104
KARAR NO : 2013/18005
KARAR TARİHİ : 20.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Sanık …’ın, hakkında mahkumiyet kararı verilen ve temyiz kapsamında olmayan diğer sanık … ile birlikte, …, … … ve … …’a ait MSN Messenger adreslerinin şifresini ele geçirip farklı zamanlarda internete girerek MSN adreslerindeki arkadaş listesinde bulunan kişilerden acil olarak kontör istedikleri, …’in arkadaşı olan şikayetçi …’in 12 adet, …’un dayısının kızı olan şikayetçi …’in 1 adet, …’in de öğrencisi olan şikayetçi …’in 2 adet 250’lik kontör şifresini bilgisayara yazıp gönderdikleri, gönderilen kontör şifrelerinin sanıklar tarafından piyasada ucuza satıldığı ve böylece sanık …’ın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanık … hakkında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden bahisle beraat kararı verilmiş ise de; şikayetçi …’in göndermiş olduğu kontörlerin sanık …’ın kendi kullandığı cep telefonuna yüklenmesi, şikayetçi …’in gönderdiği 12 adet 250’lik kontörleri satın alan tanıklardan …’in ifadesinde iki üç kez sanık …’tan ucuz kontör aldığını, sanığın cep telefonuna gönderdiği mesajlarla yükleme yaptığını, tanık …’in de kontörleri sanık …’dan aldığını, aynı gün kendisini … olarak bilinen sanık …’ın arayarak şifreleri verdiğini beyan
etmeleri, yine tanık …’ın da ifadesinde, ucuz kontörleri sanık …’dan aldığını, sanık …’ın da bu kontörleri “…” olarak bilinen sanık …’tan temin ettiğini, savcılıktan çağrıldığında sanık …’ın adını vermemesini söyleyerek kendisini tehdit ettiğini beyan etmesi, çevrede “…” ismiyle tanındığını kabul eden sanık …’ın, aşamalardaki ifadelerinde ısrarla kontör aldığını beyan ettiği “…” isimli kişinin kimliğinin tespit edilememesi, sanık …’ın bilgisayardan anlamadığını beyan etmesine rağmen MSN messenger adreslerine girilen internet cafe işleticisi olan tanık …’in de ifadesinde sanık …’ı siamen tanıdığını ve ara sıra internet cafesine gelip gittiğini beyan etmesi, hakkında mahkumiyet kararı verilen sanık …’ın da aşamalarda değişmeyen savunmalarında kontörleri sanık …’tan aldığını beyan etmesi karşısında; sanık …’ın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.