Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/22695 E. 2013/17229 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/22695
KARAR NO : 2013/17229
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın daha önce tanıştığı tanık …’u telefonla arayarak, Mersin gümrüğünde metresi 1,5 dolardan satılık kumaş olduğunu, ihtiyacı olup olmadığını sorduğu, tanık …’un kumaş ihtiyacı olmaması nedeni ile katılan …’un iş ortağı olan akrabası …’ı telefonla arayarak kumaş ihtiyacı olup olmadığını sorduğu, … ve katılanın numune istedikleri, sanığın istenilen numuneyi tanık … aracılığıyla katılana gönderdiği, katılanın numunesi gönderilen kumaştan 60.000 metre almaya karar verdiği, tanık …, katılan ve ortağı olan …’ın kumaş almak için 12/12/2012 tarihinde birlikte Mersin’e gelerek sanık … ile buluştukları, sanığın katılan ve arkadaşlarını Serbest Bölgede bir lokantaya yemeğe götürdüğü, burada kendisini liman müdürü olarak tanıtan temyiz kapsamında bulunmayan suç ortağı …’in de lokantaya geldiği, birlikte yemek yedikleri, … ‘in kumaşın çıkışı hakkında katılan ve iş ortağına kısa bilgi verdiği, kumaş çıkışlarının katılan … adına yapılacağını söyleyerek, katılanın kimlik fotokopisini alıp birlikte yedikleri yemeğin parasını da lokantaya ödeyerek oradan ayrıldığı, bir süre sonra sanık …’ın katılandan teminat olarak 3.600 Amerikan dolarına ihtiyaç olduğunu söyleyip para istediği, katılanın sanık …’a istediği 3.600 doları verdiği, 13/12/2012 tarihinde katılan ile …’ın görüşmelerinde, sanık …’in katılana kumaşların hangi antrepodan yükleneceğinin belli olmadığını, 50.000 Amerikan Doları hazırlamasını istediği, katılanın istenilen parayı temin ettiği, sanık … ile liman girişinde Gümrük Müdürlüğü önünde buluştukları, katılanın sanık …’a 41.500 Amerikan Doları para verdiği, sanığın aldığı parayı müdüre götüreceğini, onun da vezneye yatıracağını söyleyerek ayrıldığı, bir süre sonra …’in katılanı tanık …’un telefonundan arayarak gönderdiği paranın 8.500 dolar eksik olduğunu, parayı tamamlamadan vezneye yatırmasının mümkün olmadığını söylediği, katılanın … tarafından gönderilen kimliği tespit edilemeyen başka bir şahsa 8.500 dolar para verdiği, aynı gün akşam saatlerinden sonra telefonla aradıkları sanıklara ulaşamadıkları, olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.