Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20747 E. 2013/5095 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20747
KARAR NO : 2013/5095
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekinin bankamatikten 680,00 TL çekmek için işlem yaptığı, ATM’nin işlem hatası vermesi üzerine, sırada bekleyen sanığın müştekiye yardım teklifinde bulunduğu, sanığın ekrana 6.800,00 TL yazmasından sonra ekranda hiçbir şey görülmemesi üzerine, müştekiye şubeye girip görevlilerle görüşmesini söylediği, müştekinin içeriye girmesinden sonra hesapta bulunan 680,00 TL parayı çekerek ortadan kaybolduğu şeklindeki eyleminin, sanığın kartı ele geçirmesi veya elinde bulundurması, müştekinin de ATM’deki paraları sanığa teslim etme iradesi bulunmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 141/1.maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 20.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.