YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18837
KARAR NO : 2013/3159
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müteahhit olan sanığın kendi payına düşen suça konu daireyi arsa sahibinin payına düşen başka bir daire ile takas ettikleri, arsa sahipleriyle ilişkisi kesilinceye kadar sözleşmenin teminatı olarak muhafaza etmesi gereken bu daireyi katılana gayrimenkul satış vaadi ile sattığı, daha sonra söz konusu dairenin yapı denetim firmasına olan borçtan dolayı arsa sahiplerince yapı denetim sahibi … isimli şahsa satışının yapılarak sanığın bu suretle katılanı dolandırdığı iddia edilen olayda; taraflar arasındaki anlaşmazlığın hukuki nitelikte olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığından beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.