YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15268
KARAR NO : 2021/9820
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01/12/2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ve … ile davalı vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın karıştığı trafik kazasında hasarlandığını, davalının aracın kasko sigortacısı olduğunu, sovtajının sigorta şirketinde kalması koşuluyla şimdilik 100,00 TL araç bedelinin temerrüt tarihinden ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini 210.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının kaza sırasında … kullanan kişi olduğunu, alkollü olarak ve ehliyetsiz şekilde araç kullaması nedeniyle kazaya sebep olduğunu, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 210.000,00 TL maddi tazminatın 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş, davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiştir. İşbu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindedir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya … kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması müsademesi devrilmesi düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK’nın 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 3. fıkrasında kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değilde, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarınn A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda açıklanan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının A.1.5 maddesi ve TTK.nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkca aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; resmi görevli trafik polislerince düzenlenen 09/04/2018 (saat 22.45) günlü tutanakta “Sürücü … sevk ve idaresindeki … plakalı otomobil ile seyir halinde iken aracının sürüş hakimiyetini kaybettiğini, önce aydınlatma direği önünde park halinde bulunan … plakalı kamyona çarptığını, sonra çarpmanın etkisi ile kontrolsüz bir şekilde yine park halinde bulunan … plakalı otomobile çarptığını, bu kazanın oluşumunda … plakalı araç sürücüsü …’ın Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 157/A-12 maddesi gereği” sürücülere ait asli kusurlardan olan kurallara uygun park edilmiş araçlara çarpma kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yine tutanak içeriğinde kazaya karışan yolcunun bilgisi olarak … … yazılmış, başkaca yolcu ismi belirtilmemiştir. Sürücü …’ın alkol durumu Dr kontrolü olarak işaretlenmiş, aynı gün saat 23.39’da Acıbadem Hastanesinde alınan kan örneğinde …’ın 1,21 promil alkollü olduğu rapor edilmiştir.
Davacı … 10/04/2018 tarih ve saat 02:42’te polis merkezinde verdiği ifadede “… … isimli arkadaşının kullandığını, kendisinin aracın sağ arkasında oturduğunu, … … isimli arkadaşının da aracın ön yolcu koltuğunda oturduğunu, seyir halinde iken sağ tarafta önce park halinde bulunan kamyona çarptıklarını, sonra da başka bir BMW araca çarptıklarını, onun da park halinde bulunduğunu gerisini hatırlamadığını” beyan etmiştir. Davacının aracını kullandığını iddia ettiği … isimli şahsın 10/04/2018 tarih (saat 03:03)’teki polis merkezindeki ifadesinde” 09/04/2018 tarihinde 22:45 sıralarında … adına kayıtlı … plakalı aracın kendisinin sevk ve idaresinde olduğunu, …’ın sağ arka koltukta oturduğunu, ön yolcu koltuğunda … ‘un oturduğunu, bir anda direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve yolun sağında duran kamyona çarptığını, sonra savrulup duran siyah renkli bir arabaya vurduğunu, ondan sonra da yolda seyreden bir ticari taksiye çarptığını ve durduğunu, … ve …’un yaralandığını, olay yerine gelen ambulans ile hastaneye gönderdiğini, kendisinin ise kaza sırasında kafasını cama vurduğunu, Kanuni Hastanesine kendi imkanları ile gittiğini, rapor aldığını”beyan etmiştir.
10/04/2018 günü saat 01:46 ve saat 12:42’te kaza tespit tutanağında park halinde bulunduğu sırada davacı aracının çarptığı belirtilen … plakalı aracın sahibi
Aslan Namalan ve … plakalı aracın sahibi Recep Serdar Gültekin’in de ifadeleri alınmıştır. … plakalı aracın maliki … Namalan aracına zarar veren … plakalı araç sürücüsü olan adını sonradan öğrendiği …’tan davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
Kaza tespit tutanağında kaza sırasında aracın davacı … tarafından kullanıldığı ve bu aracın park halinde bulunan az yukarıda plakaları verilen araçlara çarptığı tespiti yapıldığı halde, kaza tespit tutanağı ile tamamen çelişkili olacak şekilde, … isimli şahıs 10/04/2018 günü saat 03:03’te polis merkezinde verdiği ifadesinde …’a ait … kendisinin kullandığını ve park halinde bulunan 2 araca çarptığını, sonra da seyir halinde olan ticari taksiye çarptığını beyan etmiştir. Kaza günü, … isimli şahsın çarptığını iddia ettiği ticari taksi olarak belirtilen aracın sürücüsünün, kaza tespit tutanağında ne aracının plakası, ne de ismi geçmemiş olmasına rağmen 10/04/2018 günü saat 01:46’da … isimli şahıs ifadesinde “… plakalı ticari taksi ile seyir halinde iken, … plakalı aracın kendi aracına çarptığını,araç sürücüsü olan adını sonradan öğrendiği …’dan davacı ve şikeyetci olduğunu beyan etmiş, kazadan 5 gün sonra 14/04/2018 tarihinde polis merkezinde yapılan teşhis işleminde … plakalı … kullanan kişinin … olduğunu teşhis etmiştir. Küçükçekmece C. Savcılığı’nın 30/04/2018 tarihli soruşturma ve 2018/12493 kararında mağdur şüpheli … hakkında mala zarar verme ve taksirle yaralama suçuna ilişkin olarak şikayetten vazgeçildiği için kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı vekili kaza tespit tutanağında … kullanan kişinin davacı … olduğunun tespit edildiğini, kaza sırasında alkollü ve ehliyetsiz olduğunu bu nedenle araçta meydana gelen kazanın kasko teminat dışı olduğunu ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Somut olayda; kaza tespit tutanağı ile kazanın meydana geldiği sabittir. İtiraz Hakem Heyetince kaza tespit tutanağında adı geçmeyen ticari taksi sürücüsünün beyanlarına ve teşhis tutanağına göre, … kullanan şahsın … olduğu, davacının her ne kadar kaza sırasında alkollü olsa da yolcu olduğu, bu sebeple kazanın kasko teminatı içinde kaldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kaza sonrasında olay yerine gelen polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir. Kaza tespit tutanağında kaza yapan aracın sürücüsünün … olduğu belirtilmiş, yolcu olarak da … … yazılmış, …’ın ise kaza tespit tutanağında ismi hiç geçmemiştir. Yine tutanakta kazaya neden olan davacıya ait aracın park halinde bulunan … ve … plakalı iki araca çarptığı tespiti yapılmış, seyir halindeki ticari taksiye çarptığına dair bir tespit yapılmamıştır.
Kaza tarihi 09/04/2018 ve saat 22.45 olarak kaza tespit tutanağında belirtilmiştir. … kullanan olduğunu beyan eden … 10/04/2018 günü saat 03:03’te polis merkezinde verdiği ifadede … ve …’u ambulansla hastaneye gönderdiğini, kendisinin ise kaza sırasında başını cama vurduğunu ve Kanuni Hastanesine gittiğini ve rapor aldığını beyan etmiş, ancak …’ın başından yaralanmasına ilişkin iş bu rapora dosyada rastlanmamıştır.
Bu durumda kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğuna göre kazaya sebep olan sürücünün kaza tespit tutanağındaki belirlemenin aksine davacının değil de dava dışı … olduğu iddiasının davacı tarafından ispat edilmesi gerekçesine göre, …’ın kazadan kaynaklı olarak başından yaralanıp yaralanmadığı, bu konuda doktor raporunun bulunup bulunmadığı ilgilinin beyanında belirttiği Kanuni Hastanesinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sait temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanana nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazıarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti Kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.