YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25960
KARAR NO : 2013/17093
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Mala zarar verme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2010 tarih ve 2009/719 esas, 2010/466 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20.09.2013 gün ve 2013/14382/57998 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.10.2013 gün ve 2013/324704 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; sanığın davanın görüldüğü yer mahkemesi yargı çevresinde, başka bir suçtan hükümlü bulunduğu halde, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu ve kısa kararın okunduğu son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2011/9-192 esas, 2011/241 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hakkında açılan mala zarar verme suçundan dolayı 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesi uyarınca yargılanan sanığa öngörülen ceza dört aydan üç yıla kadar hapis olup 5 yılın altında olduğu, ayrıca sanığın mahkemesince usulüne uygun olarak sorgusunun da yapılmasından sonra, C. savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve kısa kararın okunduğu son oturumda hazır bulundurulmamasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin karar ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C. Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin CMK 309. maddesi gereğince REDDİNE, 11/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.