Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/15610 E. 2021/7820 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/15610
KARAR NO : 2021/7820
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın reddine ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin itirazının kabulü ile dosyadan el çekilmesine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 26/09/2019 tarihinde meydana gelen 5,8 büyüklüğündeki deprem nedeniyle davacıya ait konutun ağır hasar gördüğünü, riskli yapı olduğunun yetkili kurumca saptanıp tahliyesine karar verildiğini, davalıya yapılan başvuru üzerine sigortalı konutta hasar oluşmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.001,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; eksper raporu ile kısmi hasarlı olduğu saptanan taşınmaz için gerekli ödemeyi yaptıklarını ve sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; alınan kök ve ek rapor gereği konuttaki hasarın depremden kaynaklanan ağır hasar niteliğinde olmadığı ve binanın kendi yapım eksiğinden kaynaklandığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına ve dosyanın esası hakkında karar verilmeden yetkili ve görevli mahkemelerde yargılamanın yapılması için dosyadan el çekilmesine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, zorunlu deprem sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davacıya ait olup davalı nezdinde zorunlu deprem sigorta poliçesiyle sigortalı olan 1 nolu bağımsız bölümün deprem nedeniyle ağır hasar gördüğünü ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuş; davalı ise, depremin doğrudan sebep olduğu zarar bedelinin eksperce belirlenmesi üzerine gerekli ödemeyi yaptığını savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, sigorta eksperi bilirkişinin 29.09.2020 tarihli raporu benimsenerek, depremin etkisiyle sigortalı konutta oluşan hasarın hafif hasar olduğu ve bu zararın giderildiği, binanın yapım eksiği nedeniyle oluşan hasarın da sigorta teminatında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın itirazını inceleyen İtiraz Hakem Heyeti’nce; taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, tahkim yargılamasının kapsamı dikkate alındığında anılan işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, işin esası hakkında karar verilmeden dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.
Davaya konu sigortalı konutun (1 nolu bağımsız bölümün) da bulunduğu 8 katlı binada yer alan tüm konutlar (taşınmazlar) için aynı gerekçelerle davacının tazminat talep ettiği ve her bir konuta (taşınmaza) ilişkin istemin farklı tahkim dosyasında incelendiği davacı vekilinin sunduğu dilekçelerden anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyeti tarafından, taşınmaz üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ve bu işlemlerin hakem yetkisini aştığı (imkansızlık bulunduğu) kabul edilmişse de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu madde 30/23 gereği, anılan kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin uygulanacağı ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik madde 16/12 gereği, özel ve teknik bilgi gerektiren konularda hakemlerin bilirkişi raporu alabileceği ve H.M.K.’nın 432. maddesindeki düzenlemeleri dikkate alındığında, İHH kararının gerekçesinde belirttiği işlemlerin yapılması bakımından hakem yetkilerini kısıtlayan hiçbir yasal düzenleme bulunmadığı izahtan uzaktır. Bu itibarla; gerekli işlemlerin tamamlanıp işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, dosyadan el çekme kararı verilmesi yerinde olmamıştır.
Davacıya ait konutun deprem nedeniyle ağır hasar gördüğü ve riskli yapı haline geldiğinin, AFAD ile Çevre Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilip ilan edildiği; anılan bu karar gereği de Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı’nın 12.03.2020 tarihli tebligatı ile binanın tahliyesine karar verildiği, ağır hasarlı ve riskli yapının yıkımının gerçekleştirileceği hususlarının bildirildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Resmi kurumlar tarafından yapılan bu tespitler de dikkate alındığında, sigortalı konutun bulunduğu binanın yapımının gerçekleştirildiği 2000-2006 yılları arasındaki dönemden bu yana zaman içinde binada oluşan yapısal bozulma ve yapım eksiğinin mi yoksa depremin doğrudan etkisinin mi zarara neden olduğu, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasıdır. Açıklanan bu uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği her tür izahtan uzaktır. Teknik değerlendirme yapılırken de, depremin meydana geldiği yer (merkez üssü), depremin şiddeti, sigortalı konutun bulunduğu yer ile depremin merkez üssü arasındaki mesafe vs. gibi birçok verinin detaylı irdelenmesiyle sonuca ulaşılması gerekli olup, anılan bu değerlendirmeler konusunda uzmanlığı bulunan jeoloji mühendisi bilirkişi tarafından yapılmalıdır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu sigortalı konutun bulunduğu 8 katlı binada yer alan tüm konutlar için aynı gerekçelerle davacının tazminat talep ettiği ve her bir konuta ilişkin istemin farklı tahkim dosyasında incelendiği gözetilerek, dosyaların birbiri ile irtibatı da sağlanıp diğer dosyalarda alınmış raporların dosyaya kazandırılması ve binaya ait yapı ruhsatı- proje vs. belgelerin ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra; konusunda uzman 1 jeoloji mühendisi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sigorta hukukçusundan oluşan bilirkişi heyetinden (bina yıkım işleminin gerçekleştirilmemiş olması halinde yerinde inceleme de yapılarak), sigortalı konutun riskli ve ağır hasarlı olarak tespitine neden olan hasarlarının, davaya konu deprem olayının doğrudan etkisiyle mi yoksa binanın yapısal özellikleri (yapım eksiği) ile zaman içinde ortaya çıkan yapısal bozulmaları nedeniyle mi meydana geldiğinin tespiti, depremin doğrudan etkisiyle hasarın oluştuğunun saptanması halinde ZDS Genel Şartları ve ZDS poliçesi gereği davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, dosyadan el çekme kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.