YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21480
KARAR NO : 2013/5750
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat, Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmasına rağmen bu suçtan karar verilmediği anlaşılmış ise de zamanaşımı süresince karar verilebileceği değerlendirilmiştir.
1- Sanık … hakkında kurulan beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyizde hukuki bir yarar olmadığı gibi, hükmün gerekçesine yönelik bir temyiz de bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçi …’ın prefabrik ev satın almak istediğini beraat eden sanık …’a anlattığı, onun arkadaşı olan sanık …’un da şikayetçi …’a ait prefabrik evin satışı için aracı olabileceğini söylediği, …’un 1500 TL istediğini şikayetçi Engin’e ilettiği, olay günü sanık …’un parayı alıp gittiği, ertesi gün şikayetçi …’ın prefabrik evi sökerken evin sahibi …’un gelmesi üzerine durumun anlaşıldığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.