YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21347
KARAR NO : 2013/5526
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; acentelik sözleşmesi uyarınca sanıkların yetkili temsilcileri oldukları şirket aracılığı ile katılan … adına mudilerle sigorta sözleşmesi yapıp prim tahsil etme yetkilerinin bulunduğu, bu yetki uyarınca mudilerden tahsil ettikleri primleri aralarındaki sözleşme uyarınca tahsilden itibaren bir hafta süre içerisinde katılan … şirketine tevdi etmeleri gerektiği, fakat buna rağmen mudilerden tahsil ettiği toplam 9501,91 TL prim borcunu kendilerine usulünce yapılmış ihtara rağmen ödemedikleri iddia edilen olayda; sanıkların katılan … şirketine olan borçlarını kabul ettikleri ancak kalan prim borçlarını şirkete önce bono ile ödemek istediklerini, bonoda ki imza eksikliği nedeniyle kabul edilmemesi üzerine müşteri çeki ile ödediklerini, bir kısmınıda kredi kartı ile ödediklerini, her nekadar katılan … ile aralarındaki acentelik sözleşmesinin 14.maddesine göre bir hafta içinde şirket hesabına yatırması ve sözleşmenin feshi halinde 15 gün içinde borçlarının ödenmesi gerektiği belirlenmiş ise de, yaptıkları tahsilatları takip eden ayın 15 ine kadar ödeme süreleri olduğunu belirtmeleri karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkması bakımından, sanıkların sözleşmenin feshi sonrasında ihtar edilen borç miktarını katılan şirkete kendiliklerinden iade edip etmedikleri, ne zaman iade ettikleri, belirtilen borç miktarının hangi işlemlerden kaynaklandığı ve acentelik sözleşmesindeki
belirtilen sürelere uyulup uyulmadığı araştırılıp bunlara ilişkin belgeler dosya içerisine getirtilip incelendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.