YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19478
KARAR NO : 2013/3805
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın asker arkadaşı olan mağduru arayarak, teyzesinin oğlunun gömü altını bulduğunu ve satmasına yardımcı olmasını istediği, mağdurunda kabul ettiği, daha sonra sanığın mağduru tekrar arayarak yanına para alıp, …ya gelmesini, altınları kendilerinin alıp, daha yüksek meblağa satarak paylaşabilececeklerini söylemesi üzerine, mağdurun …’ya geldiği, sanığın teyzesinin oğlu diye tanıştırdığı şahsın yanında getirdiği sarı renkli değersiz metalleri altın olduğunu söyleyerek mağdura verdiği ve karşılığında sanığın beraberinde getirdiği 6500 TL yi alarak teyzesine vermek üzere yanından ayrılmak suretiyle hileli davranışlarla mağduru kandırıp haksız menfaat elde ettiği anlaşılmakla, sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nun 157.maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından, hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi, kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden ve suça konu altın görünümlü metaller bizzat suçun işlenmesinde kullanılan eşya olduğundan delil olarak saklanmasına dair tebliğnamede ileri sürülen düşüncelere iştirak edilmemiştir
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.