YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19603
KARAR NO : 2022/2151
KARAR TARİHİ : 14.02.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1- Katılanın anlatımı ve dosya kapsamına göre, sanığın, internet cafede oturan katılanın cep telefonunu konuşmak için aldıktan sonra geri getirmemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, suç tarihi itibariyle yürürlükte olan TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
2- Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanığın saat 23.00 sıralarında kendisinden telefonunu istediğini, telefonunu vermesi üzerine sanığın telefonu geri getirmediğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Denizli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/106 Esas, 2013/394 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.