Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21576 E. 2013/5657 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21576
KARAR NO : 2013/5657
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Apartman-site yöneticisi olan sanığın, yönetimi sırasında belge almadan harcamalar yaptığı, kayıtları Genel Kurul’un denetimine sunmadığı, gelir olarak toplanan paraların nereye, ne şekilde harcandığının ispatlanamaması suretiyle yapılan sair usulsüzlüklerin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağının iddia olunduğu somut olayda;
1- 1.1.2005 ilâ şikayet tarihi olan 20.6.2006 tarihleri arasında Kepez 204 … Evler A Blok … Yönetimi yöneticiliğini fiilen yaptığı ileri sürülen sanığın, anılan dönem zarfında yönetimin Halkbank Karadeniz Ereğli şubesi nezdindeki hesaplarına intikal eden gelirleri ile makbuz kesilmeden elden alındığı 24.5.2007 tarihli sorguda beyan olunan gelirlerin kimlerden, ne miktarlarda alındıkları araştırılarak gelirlerin kesin ve anlaşılır şekilde ortaya konulması, aynı döneme ait giderlerin neler olduğunun, giderleri belgeleyen verilerin nelerden ibaret olduğunun açıklığa kavuşturulması, varsa hangi harcamaların belgelenmediğinin veya belgelenemediğinin denetime olanak
verecek biçimde tespiti, gerektiğinde işinin ehli-uzman bilirkişi veya bilirkişi kuruluna usulü dairesinde inceleme yaptırılıp denetime olanaklı-ayrıntılı yeni bir rapor alınması, iddia ve hükme esas alınan bilirkişi raporları arasında oluşan tüm çelişkilerin giderilmesi, iddianamede şikayetçi sıfatı verilen 20.06.2006 havale tarihli şikayet dilekçesi sahibi … ile 18.12.2006 tarihli tutanak düzenleyicilerinden re’sen seçilecek bir kaç kişinin, kaloriferci …’un yönetim aleyhine icra takibi yapan …’in ve sanığın anlatımlarında adı geçen …’ün usulünce tanık olarak dinlenmeleri, sanığın 19.3.2007 tarihli savcılık ifadesinde belirttiği ve soruşturma aşamasında alınan 13.2.2006 tarihli bilirkişi raporunu da konu alan “… dışındaki sigortalının kim olduğunun” sorulup öğrenilmesi, bu kişinin de tanık olarak dinlenmesi, kendisiyle ilgili bilgi-belgelerin dosyaya intikalinin sağlanması toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Raporu hükme esas alan bilirkişi Ali Deliak’ın açık kimliğinin, uzmanlık alanının saptanmaması ve usulü dairesinde yemininin yaptırılmaması suretiyle CMK.nun 53, 54, 55, 62, 63, 64 ve devamı ile 221. maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.