Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/21378 E. 2013/5561 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21378
KARAR NO : 2013/5561
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini … olarak tanıtmak suretiyle, … Mobilya isimli iş yeri sahibi olan müştekiden, yeni açacağı kuyumcu dükkanında kullanacağını beyan ederek, toplam 3.726,00 TL değerindeki bir adet masa, iki adet misafir koltuğu, bir takım oturma grubu, bir adet müdür koltuğu ve bir adet sehpayı satın aldığı, mobilyaların iş yerine teslim edilmesini, ücretini de bir kaç gün içinde nakit olarak ödeyeceğini söylediği, daha önce … ismini kullanarak Almar iş merkezinde Japon Pazarı isimli bir iş yeri açarak çalıştırdığını bilen müştekinin, sanığa güvenerek söz konusu mobilyaları belirttiği adrese teslim ettiği, daha sonra sanığın mobilyaların ücretini ödemeden Alanya’dan İzmir’e kaçtığı sırada, polis tarafından yakalandığı şeklindeki eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan karşılıksız çek keşide etme suçunun, 6273 sayılı Kanun’la suç olmaktan çıkarılarak idari yaptırma dönüştürülmüş olması ve başka sabıkası bulunmaması nedeniyle, hükümden sonra, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre “hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı” hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.