Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4459 E. 2021/6996 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4459
KARAR NO : 2021/6996
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 15/03/2019 tarihli dilekçe ile trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan inceleme sonucunda; başvurunun usulden reddine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince davacı itirazlarının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne dair verilen 29/07/2019 tarih ve 2019/İHK-9214 sayılı kararın davalı vekilince süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili; 12/03/2016 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın, başvuranın sürücüsü olduğu araca çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanarak % 7 oranında malul kaldığını, davalıya sigortalı aracın kusurlu olduğunu, davalının 25/12/2018 tarihinde yaptığı 13.395,00 TL ödemenin gerçek zararın altında olduğunu, davalıya bakiye tazminatın ödenmesi için yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; 23/07/2019 tarihli dilekçesiyle talebini 43.716,68 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davalıya %2 maluliyet oranı üzerinden yapılan ödemenin eksik olmadığını, davacının sunduğu raporun başvuruda dikkate alınamayacağını, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan bir sağlık raporu olması gerektiğini belirterek, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacının davalıya sunduğu maluliyet raporunun genel şartlara uygun bir rapor olmayıp davalıya eksik evrakla yapılan başvurunun yapılmamış sayılacağı, dava şartının sonradan tamamlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince; başvuranın sunduğu engelli sağlık kurulu raporunun mevzuata uygun olduğu, hesap raporu alınarak bakiye tazminatın belirlendiği, davalının alacağın % 20’sinin temlikine dair 12/11/2018 tarihli belgeden cevabında ve hakem yargılamasında bahsetmediği gibi, temlik tarihinden sonra yaptığı kısmi ödemede bu nedenle indirim uygulamadığı, bu nedenlerle temliknameyi ileri sürmesinin iyiniyet kuralıyla bağdaşmaması nedeniyle itiraz aşamasında bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kabulü ile 43.716,68 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, özellikle davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut delil bulunmadığından, tazminattan bu nedenle indirim yapılmayışında bir usulsüzlük görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 12/03/2016 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; itiraz hakem heyetince kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22/11/2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda % 7 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Ancak, raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı belirsiz olup, hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacıya ait … Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında
Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere uygun şekilde, rapor verebilecek yetkili sağlık kurumlarından rapor alınarak sonucuna göre, temyiz eden davalı lehine usûli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Müddeabihin dava sırasında davacı tarafından üçüncü şahsa temlik edilmesi halinde, üçüncü şahıs davalının rızasını almadan, kendiliğinden müddeabihi devretmiş olan eski davacının yerine geçer, onun hak ve yetkilerini kullanır. Mahkemece kararın buna uygun şekilde düzenlenmesi gerekir. Somut olayda ise, hakem heyetine başvuru tarihinden önce temlikname ile başvuran (davacı) …, tazminat alacağının % 20 oranındaki miktarı dava dışı … Hasar Yönetim Danışmanlık ve Güvenlik Sistemleri A.Ş ne temlik etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 183. maddesinde; “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez” düzenlemesi yer almıştır.
Buna göre, alacaklının alacağını 3. kişiye devredebileceği düzenlenmiştir. Temlik, borç doğuran bir akit değil, alacağı başkasına geçiren mücerret hukuki bir tasarruftur. Bu işlem ile temellük eden alacaklının halefi olmaktadır. Dolayısıyla, temlik eden kişinin temlik ettiği bedel üzerinde tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Başvuran (davacı) … tazminat alacağının % 20 oranındaki miktarı … Hasar Yönetim Danışmanlık ve Güvenlik Sistemleri A.Ş ne temlik ettiğinden, … için hesaplanan tazminat miktarının % 20’si olan tutar yönünden başvuru sahibinin tasarruf yetkisi bulunmadığından, başvuru sahibinin talebinin bu tutar yönünden temlikname sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, temlikname yokmuş gibi hesaplanan tazminatın tamamından sigorta şirketinin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre; İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 43.716,68 TL tazminata ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına da 5.158,83 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair yönetmeliği 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime ilişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına”(13) (Ek: RG-19/01/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekalet ücreti, her iki taraf için de Avukatlı Asgari Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerine görülen işler için hesaplanan vekalet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere, hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 18/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.