Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/16919 E. 2011/3535 K. 18.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16919
KARAR NO : 2011/3535
KARAR TARİHİ : 18.11.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçlarından sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 30.04.2010 gün ve 2009/1053 Esas, 2010/335 Karar sayılı hükümlere yönelik sanığın vaki temyiz isteminin reddine ilişkin aynı Mahkemece verilen 06.10.2010 gün ve 2009/1053 Esas, 2010/335 sayılı Ek Kararın Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık 14.10.2010 tarihinde kendisine cezaevinde tebliğ edilen temyiz isteminin reddine dair 06.10.2010 tarihli Ek Kararı, yasal bir haftalık süresinden sonra 22.10.2010 tarihinde temyiz etmiş ise de; incelenen kararda CMK.nın 263/1. maddesi uyarınca hükümlü olan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak suretiyle hükümleri temyiz edebileceği hususunun gösterilmediği anlaşıldığından sanığın bu karara yönelik temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edildikten sonra, 30.04.2010 tarihli asıl kararın hükümlüye doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş olmasının usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz isteminin 30.04.2010 tarihli hükme yönelik ve öğrenme üzerine süresinde olduğunun kabulüyle, temyiz isteminin reddine ilişkin 06.10.2010 tarihli Ek Karar kaldırılarak gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Mahkemesince sonradan yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununun sanığın aleyhine olduğu kabul edilmiş ve suç tarihinde yürürlükte bulunan lehe olduğu belirtilen 3167 sayılı Kanun uyarınca hüküm kurulmuş ise de; bu kanunların ayrı ayrı olaya uygulanarak sonuç cezaların ve diğer yaptırımların belirlenmesi öncelikle asıl cezalar karşılaştırılarak daha az cezayı gerektiren kanunun lehe olduğunun kabul edilmesi, asıl cezalar eşit ise diğer yaptırımlar karşılaştırılarak denetime olanak verecek şekilde lehe kanunun saptanmasından sonra sanık lehine sonuç doğuran kanunun bir bütün halinde uygulanması, bu kapsamda yeni 5941 sayılı Çek
Kanununun 1/5. maddesinde öngörülen ”karşılıksız kalan çek bedeli”nin bankanın sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra tespiti gerekirken bu husus da riayet edilmeden soyut karşılaştırma ile yetinilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sadece Antalya 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.04.2010 gün ve 2009/1053 Esas, 2010/335 Karar sayılı bozma kararına konu suçlardan verilen adli para cezaları ile ilgili sanığın İNFAZININ DURDURULMASINA ve sanık başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse deral salıverilmesine, 18.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.