Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20575 E. 2013/5052 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20575
KARAR NO : 2013/5052
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçinin 5271 sayılı Kanun’un 260/1.maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve aynı yasanın 237/2.maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Şikayetçinin kendisine ait … plakalı aracını sanık … vasıtasıyla tanıştığı sanık …’a sattığı, satış devrini yapması konusunda sanık …’e vekaletname ile yetki verdiği, karşılığında …’ten 6.500 YTL bedelli 27.12.2006 tarihli senedi aldığı, şikayetçiye bir miktar para ödemesi yapacağını beyan ettiği halde bu ödemenin yapılmadığı,şikayetçinin sanıklara telefonla ulaşamadığı, senedin üzerinde bulunan adresinden araştırdığı ancak bu adreste de bulamadığı, bu durumlardan şüphelenmesi üzerine sanık …’ı vekillikten azletmesine rağmen sanık …’in aynı tarihli noterden satışı ile söz konusu aracı başka birine sattığı,
bu şekilde sanıkların hileli davranış ile müştekiyi yanıltarak aldatıp kendilerine yarar sağladıkları iddia edilen olayda; satış işleminin noterde gerçekleştirildiği ve başlangıç itibari ile sanıkların müştekiyi hataya düşürecek iradesini etkileyecek hile ve desisede bulunduklarına ilişkin delil elde edilemediği, keşidecinin adresinin yanlış verilmesinin senedin geçerlilik vasfını etkilemediği, sanık …’ın senetle ilgili olarak inkarda bulunmadığı, sanıkların eyleminin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.