YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/24889
KARAR NO : 2013/18059
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.
Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanların … Pasta Cafe isimli işyerini satmak için gazateye ilan verdikleri, sanıkların bu ilanı görerek gazetede verilen adrese gittikleri, işyerini beğendiklerini söyleyip alıcı oldukları ve pazarlık sonucu 55.000 TL’ye işyerini satın alma konusunda anlaştıkları, sanık …’nın borçlu olarak diğer sanık …’in de kefil olarak imzaladığı 6 adet borç senedini katılanlara verdikleri, ertesi gün 5.000 TL kapora vereceklerini söyledikleri halde herhangi bir ödeme yapmadıkları, birkaç gün sonra katılanı arayan bir şahsın sanıkların kendilerini dolandırdığını söylemesi üzerine, katılanların işyerine gittiklerinde herhangi bir faaliyet bulunmayıp kapalı olduğunu gördükleri, durumdan şüphelenmeleri üzerine tekrar gittiklerinde sanıkların işyerine ait eşyaları bir kamyona yüklerken gördükleri sırada sanıkların kendilerini görünce kaçtıkları, olay yerine gelen ikinci el eşya alıcısı olan tanık İsa Aktaş’ın sanıkların eşyaları kendisine 5.000 TL’ye sattıklarını söyleyip olayın ortaya çıkması üzerine eşyaların bir kısmını iade ettiği, olay yerinden kaçtıktan sonra ortadan kaybolan sanıkların senet bedellerini de ödemediklerinin anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.