Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20606 E. 2021/9397 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20606
KARAR NO : 2021/9397
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 30/12/2019 tarih ve 2018/2439 Esas, 2019/12581 Karar sayılı bozma ilamında ” olayın meydana geliş şekli, kusur durumu dikkate alındığında, davacılar …, …, …, … ve … yararına takdir olunan manevi tazminatların “bir miktar az” olduğu görülmüş, hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği” belirtilmiş, 09/03/2021 tarih ve 2020/3180 esas-2021/2448 karar sayılı Karar Düzeltme ilamı ile de “kaza tarihi, olayın oluş şekli, davacı …’ın aynı araç içinde hem yolcu olması hem de kazada anne ve babasını kaybetmesi ve kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı … için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu işbu davacı için manevi tazminat miktarı bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bu davacı yönünden de bozulması gerekir iken manevi tazminata ilişkin temyiz sebebinin reddine karar verilmesinin, doğru olmadığı bu nedenle davacı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne” karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Davacılar …, … ve … için takdiren 4.000,00’er TL, davacılar … ve … için 3.000,00’er TL, davacı … için
25.000,00 TL, … ve … için 20.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihi olan 26/08/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ve davacı … vekilinin işbu davacı hakkında hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeni destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
a-Davacılar … (müteveffa …’ın babası), …, …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, 6098 sayılı B.K.’nın 56.maddesindeki (818 sayılı BK’nın 47. maddesi) özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K’nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dairemizin bozma ilamı ile davacılar …, …, …, … ve … yararına manevi tazminatın bir miktar az olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş mahkemece bozma sonrası işbu davacılar yararına 1.000,00Tl artış yapılarak manevi tazminata hükmedilmiştir. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar … (mütevvefanın babası), …, …, … ve … için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
b-Mahkemece ilk kararda , davacılar … (müteveffa …’ın oğlu) ve … hakkında ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmiş red edilen kısım yönünden davalı yararına 2.180,00’er TL vekalet ücretinin adı geçen davacılardan ayrı ayrı alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
17. Hukuk Dairesi’nin 30/12/2019 tarih ve 2018/2439 Esas, 2019/12581 Karar sayılı ilamında işbu davacılar hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar bozma konusu yapılmamış ve karar kesinleşmiştir. Bu kez bozma sonrası yapılan yargılamada mahkemece kesinleşmiş karara rağmen davacılar … ve …’den 4.080,00er TL vekalet ücretinin ayrı ayrı tahsil edilerek davalıya verilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine 2/a numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, …, …, … ve …, 2/b bentte açıklanan nedenlerle davacılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın işbu davacılar yararına
BOZULMASINA aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna ve aşağıda dökümü yazılı 1.314,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 30/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.