YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1060
KARAR NO : 2021/11496
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28/12/2021 Salı günü davacı vekili Av. … geldi davalılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … hakkında boşanma davası açtığını, bu aşamada Uğur’un mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını davalı …’a devrettiğini belirterek, bu muvazaalı satışın iptaline karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın, müvekkilinin nişanlısı dava dışı … tarafından rayiç bedelden satın alınarak, müvekkili adına tescil ettirdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, dava dışı …’ten alınan borç para karşılığı devrin yapıldığını, kendisinin de dolandırıldığını, muvazaanın söz konusu olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları, olayın oluş şekli itibariyle bu işlemin muvazaalı olmayıp davalı …’un üyesi olduğu Türk Dünyası Koordinasyon Vakfına maddi kazanç sağlamak amaçlı olarak yapıldığı, ortada muvazaanın bulunmadığı gibi bu devir işleminin davalı … tarafından davacı eşinden mal kaçırmak maksadıyla yapılmadığı, tamamen davalı …’un rızası ile bu devrin gerçekleştiği, devir altında yatan gerçek neden olan vakfa maddi kazanç sağlamaya yönelik bu devir işleminden sonra taşınmazın yeniden davalı …’a iade edilmemesinin ise bu davanın konusu ile alakalı olmadığından bahisle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf mahkemesi de, davacı ile davalı …’un Bakırköy 9.Aile Mahkemesinde 2016/599 Esas 2017/867 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları ve davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğinden, davacnını bu davayı açmakta hukuki yararı olduğu, mahkeme gerekçesinin yerinde olduğu ve davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı … tarafından harcı yatırılarak tapunun tekrar kendisi adına tesciline karar verilmesine ilişkin usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, anılan karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu taşınmazın satışının davacıdan mal kaçırma amacı ile yapılmadığı, davalı …’un üyesi olduğu vakfa gelir elde etme amacı ile yapılmış bulunmasına, davalı …’un satışındaki irade sakatlığı iddiasının bu davanın konusu olmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 30/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.