YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17339
KARAR NO : 2013/17895
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık …’in … sahte kimliğiyle rent a car işleticisi…’dan müşteki …’e ait otoyu kiraladığı, bu aracı diğer sanıklarla birlikte satmak amacıyla Marmaris’e geldikleri sanık …’ın aracın sahibi olan … kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafıyla oluşturduğu sahte kimlikle, … … sahte kimliğini kullanan sanık …’e vekaletname vermek üzere notere gittiklerinde kimliklerin sahteliğinden şüphelenen noter görevlileri tarafından polise haber verilmesi üzerine yakalandıkları sanıkların üzerinde kendi fotoğraflarıyla düzenlenmiş birden fazla kimlik çıktığı belirtilerek sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından açılan kamu davasında
Sanık … hakkında sahtecilik suçundan sanıklar … ve … hakkında sahtecilik ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede,
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarınca yapılan incelemede sanıkların fotoğrafıyla oluşturulmuş sahte belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirtilmiş olması ve sanıkların nüfus müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan sahte kimliklerle müşteki …’e ait aracı satmak için vekaletname çıkartmaya çalışmaları karşısında sanıkların eyleminin resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.