Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/4926 E. 2021/7859 K. 01.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4926
KARAR NO : 2021/7859
KARAR TARİHİ : 01.11.2021

MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar … ve … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26/10/2021 Salı günü davacı vekili Av. Nurhan Şener ile davalılar vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı borçlu … hakkında takip yaptıklarını, takibin kesinleştiğini, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla adına kayıtlı 2 aracı davalılar …’na ve …’a ayrı ayrı satıp devrettiğini ve devirlerin muvazaalı olduğunu beyanla yapılan tasarrufların müvekkil banka yönünden iptali ile icra takip dosyasında araçlar ile ilgili haciz yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; satışın gerçek olduğunu, her iki aracın rehinle teminat altına alındığını, dava açmada hukuki yararın olmadığını, müvekkilerinin Oto Galeriden dava konusu araçları satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulü ile; dava konusu … plaka sayılı aracın davalı …’a satışına ilişkin 02/12/2015 tarihli tasarruf işleminin iptali ile, aracın dördüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davalı …’un Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/93149 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere aracın dördüncü kişiye devir tarihi olan 20/02/2016 tarihindeki bedeli olan 51.740,00 TL’nin bu davalıdan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,dava konusu … plaka sayılı aracın davalı …’na satışına ilişkin 11/12/2015 tarihli tasarruf işleminin iptali ile, aracın dördüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davalı …’nun Samsun 9.İcra Müdürlüğünün 2016/93149 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere aracın dördüncü kişiye devir tarihi olan 06/01/2016 tarihindeki bedeli olan 108.500,00 TL’nin bu davalıdan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … ve … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalılar … ve … vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İlk derece mahkemesince; davalı borçlunun davaya konu araçları oto galericiliği yapan dava dışı … eli ve aracılığı ile davalılara temlik ettiği, davalı …’un dava konusu araçları dava dışı galericilik işi yapan …’na devrettiği, devir işleminin resmi şekilde yapılmadığı, aralarında yazılı olarak düzenlenen bir sözleşme olmadığı halde her iki araç üzerindeki rehinlerin dava dışı … tarafından kaldırıldığı, davalı …’ın ağabeyi …’dan banka aracılığı ile 30.000,00 TL, …’dan ise 21.740,00 TL elden para aldığı hususunu beyan ettiği, galericilik işi yapan basiretli bir tacirin bu işlemleri ancak karşılıklı güven esasına dayanarak ve karşı tarafı tanıyarak yapabileceği, tüm bu işlemlerin davalı … ile dava dışı …’nun birbirlerini tanıdıklarını ve karşılıklı güven ilişkisi içinde olduklarını gösterdiği, davalılardan …’un babasının araç alım satım işi ile uğraştığı ve kendi gelirinin olmadığının kolluk araştırmasında tespit edildiği, diğer davalı …’nun ise gelirinin olduğu, bu sebeple aracı devir aldıktan çok kısa bir süre sonra devretmeye ihtiyacının olmadığı, araçların ikinci kez devri arasında kısa bir süre bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Somut olayda; dava konusu … plaka sayılı araç; 02/12/2015 tarihinde resmi noter senedi ile 51.740,00 TL karşılığında davalı 3.kişi …’a devredilmiş, bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin de 51.740,00 TL olduğu belirlenmiş, yine dava konusu … plaka sayılı araç 11/12/2015 tarihinde 100.800,00 TL karşılığında davalı 3.kişi …’na devredilmiş, bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin de 110.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bu haliyle araçların noter devir bedeli ile gerçek değerleri arasında mislini aşan bedel farkı oluşmamıştır. Öte yandan; İİK.nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davalı borçlu ile davalı 3.kişi … ve … arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durum da kanıtlanamamıştır. Davalı 3.kişiler … ve … dava konusu araçları galericiden satın aldıklarını, araç üzerindeki rehin borçlarının galerici olan dava dışı … aracılığıyla kaldırıldıktan sonra devralındığını beyan etmiş olup, araç üzerindeki rehinlerin dava dışı galerici … tarafından kaldırılması, davalı … ile dava dışı …’nun birbirlerini tanıdıklarını ve karşılıklı güven ilişkisi içinde olduklarını göstermeyeceği gibi, davalı borçlu ile dava dışı galerici … arasındaki ilişki ve davalılardan …’un kendi gelirinin olmaması, diğer davalı …’nun ise gelirinin olup, aracı devir aldıktan çok kısa bir süre sonra devretmesi, araçların ikinci kez devri arasında kısa bir süre bulunması davalı borçlu ile davalı 3.kişiler … ve … arasında yapılan tasarrufların iptali için gerekçe olamaz. Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; HMK 373/1 maddesi gereğince istinaf mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … … ve … … verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … … ve … … geri verilmesine 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi