Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/12657 E. 2013/17197 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12657
KARAR NO : 2013/17197
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli olarak faaliyet gösteren … Eczanesi sahibi ve mesul müdürü sanık …’nun, hak sahiplerinin sağlık karnelerini çeşitli gerekçelerle kısa veya uzun süre eczanesinde alıkoyduğu, kuruma sahte ilaç fiyat kupürü ihtiva eden reçete fatura ettiği, hak sahiplerinin bilgisi dışında şeklen gerçek içerik itibariyle sahte reçeteler düzenlettiği, bir reçetenin ilaç adedinde tahrifat yaptığı ve bu şekilde kurumu 29.217,74 TL zarara uğrattığı, ayrıca Hatay Defterdarlık Muhasebe Müdürlüğü’nce oluşturulan komisyonda incelenen fatura ve diğer dosyalara ilişkin raporlarda “… Eczanesi’nin Klacid MR 500 mg/14 tablet, Pravachol 20 mg 20 tablet, Tavanic 500 mg 7 tablet, Seteride Dıskus 250 mcg, Zyprexa 10 mg/28 tablet ve Avelox 400 mg/7 tablet adlı ilaçlara ait sahte kupürleri kullanmak suretiyle yeşil kartlı hastalara ait reçeteleri fatura etmek suretiyle 8.867,82 TL yersiz para çekmeye çalışarak dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 29.12.2006 tarihli raporda, karşılaştırma yapılması için gönderilen orijinal ilaç kupürlerinin fiyat içermediği, dolayısıyla inceleme konusu kupürlerle aynı tarihte basılıp basılmadıkları hususunun anlaşılamadığı, birlikte yapılan mukayeselerinde kâğıt evsafı, çeşitli baskı özellikleri ve mürekkep renk tonu itibariyle aralarında farklılıklar saptandığı, ancak söz konusu farklılıkların kupürlerin farklı tarihte basılmış kupürler olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ya da sahte olarak basılmalarından meydana gelip gelmediğinin teknik olarak tespitinin mevcut koşullarda mümkün olmadığının belirtilmesi, 06.04.2008 tarihli uzman bilirkişi raporuyla da, ilaç firmaları tarafından sahte olduğu bildirilen ilaç kupürlerinin sahteliklerinin ilk bakışta ve kolaylıkla anlaşılamayacak nitelikte olması nedeniyle aldatma kabiliyetini haiz oldukları yolunda kanaat belirtilmesi ve kurum ile yapılan sözleşmenin feshine ilişkin olarak Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/21 değişik iş sayılı 05.04.2007 tarihli ihtiyati tedbir kararı verilmesi hususları gözetilerek mahkemece verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.