Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7056 E. 2013/17302 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7056
KARAR NO : 2013/17302
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanıkların Aydın Valiliği’ne başvurup fuel oil ile çalışan yakıt tanklarında ücretsiz olarak temizlik işlemi gerçekleştireceklerine dair Aydın Valiliğinden bilgilendirme amaçlı
olduğu belirtilen yazı aldıkları sanıklar … ile …’in katılan kuruma ait Bozdoğan Meslek Yüksekokulu’na gelerek okul sekreterine ve müdür yardımcısına belirtilen yazıyı ibraz edip mühendis olduklarınıda söyleyerek belirtilen görevlilerden okulun yakıt tankının temizlik ve bakımı için izin almalarının ardından temizleme işi için tankerin geleceğini söyleyerek okuldan ayrıldıkları bir iki saat sonra tankı temizleme işinde kullanılan tankerle … dışındaki diğer üç sanık gelerek kazan dairesinde yaklaşık yarım saat süren bir işlemin ardından temizleme ve bakım işinin bittiğini söyleyerek oradan ayrıldıkları, olayın ortaya çıkması üzerine yapılan kotrolde 1200 litre yakıtın yerinde olmadığının anlaşıldığı,
Sanıkların aynı yazı ile ve mühendis olduklarını söyleyerek katılan kuruma ait Nazilli Meslek Yüksek Okuluna başvurdukları okul görevlilerinden yakıt tankına bakım yapma izni alıp bu işlemi yaptıkları sırada yakıt tankı içerisindeki cürufu alabilmek amacı ile kazandaki yakıtı çekmek için tankerin hortumunu yakıt tankına bağladıkları, tankerde sayaç olmadığını farkedilmesi üzerine işlem durdurulup alınan yakıtın kazana geri boşaltıldığının anlaşıldığı,
Biçiminde gerçekleşen somut olaylarda
1-Sanıklar …, …, …, hakkında kurulan hükümlere yönelik incelemede
Sanıkların Aydın Valiliği’nden aldıkları yazıyı ibraz edip mühendis olduklarını da söyleyerek güven oluşturup okul yetkililerinden yakıt tanklarına bakım yapılması izni aldıktan sonra, pompa sayacı takılı bulunmayan tanker ile temizlik ve bakım yapmak bahanesiyle yakıt tanklarında bulunan yakıtları alarak haksız menfaat sağlamaktan ibaret eylemlemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması
2-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemede
Sanığın hüküm tarihinden sonra 25.01.2012 tarihinde vefat ettiğinin UYAP üzerinden MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … müdafii, ve sanıklar …, … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.