YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13038
KARAR NO : 2013/17312
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı hüküm kurulmamış ise de, dava zamanaşımı süresi içinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı,o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanığın 2001–2005 yılları arasında doğrudan gelir desteği almak için Kozan İlçe Tarım Müdürlüğü’ne başvurduğu, üzerine kayıtlı olan … köyünde bulunan ve gerçekte 7750 m2 yüzölçümüne sahip olan 461 nolu parsel üzerinde zirai üretim yaptığını bildirerek belirtilen yıllar arasında destekleme primi talebinde bulunduğu, her defasında c-arazi bilgileri formuna söz konusu parselin yüzölçümünü 77500 m2 olarak belirttiği ve bu belgeyi imzalayarak ilgili kuruma ibraz etmek suretiyle 2001 yılında 775 TL,2002 yılında 1.896,25 TL,2003 yılında 1.391,12 TL, 2004 yılında 3.487,5 TL, 2005 yılında 6.045 TL haksız kazanç elde ettiği iddia edilen olayda,
1-Sanık hakkında 2002 ve 2003 yılı Doğrudan Gelir Desteği ve diğer tarımsal destekleme ödemeleri başvurusuna konu dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
24.07.2003 ve 27.08.2004 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık hakkında 2001, 2004 ve 2005 yılı DGD ve diğer tarımsal destekleme ödemeleri başvurusuna konu dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılan vekili,Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.