YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/911
KARAR NO : 2013/17076
KARAR TARİHİ : 07.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, sanığın eşi olan …’da 04.02.2002 tarihinde aynı yasa kapsamındaki yardımlardan yararlanmak amacıyla müracaat ettiği ve Ömerli İlçe İdare Kurulu kararı ile 01.03.2002 tarihinden itibaren yardım almaya başladığı, … da aynı yasa kapsamında olması nedeniyle sanığın yaşlılık aylığını 2022 sayılı yasanın 1/2 fıkrası gereğince % 50 oranında artırılmış şekilde aldığı, …’ın 15.04.2004 tarihinde ölmesine rağmen sanığın bu durumun tespit edildiği 13.12.2007 tarihine kadar eşinin maaşını çekip, ayrıca eşinin ölümünden sonra dahi eşinin yasa kapsamında olmasından dolayı yaşlılık aylığını % 50 fazla alarak haksız menfaat elde etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın bilerek ve isteyerek maaş çektiğine dair delil bulunmadığı, sistemden kaynaklanan yanlışlık olduğu, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.