YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18921
KARAR NO : 2013/3214
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
1-Müştekiye ait otele giden sanığın, otel çalışanı tanık …’e kendisini müştekinin arkadaşı olan cezaevi müdürü …’nün gönderdiğini, cezaevinden yeni çıktığını, memlekete gidecek parası olmadığını söylemesi üzerine müşteki ile görüşen tanığın 100 TL verip karnını doyurduktan sonra otelden gönderdiği, bir hafta sonra tanık …’i bu kez telefonla arayan sanığın, telefonda …’e kendisinin cezaevi müdürü … olduğunu, trafik kazası yaptığını, müştekinin 500 TL göndermesini istediği ayrıca telefonunu cezaevinde unuttuğunu, … numaralı telefonu arayabileceğini söylediği, müştekinin söz konusu telefonu aradığında kendisini cezaevi müdürü … olarak tanıtarak ”abi kaza yaptım, Keçiören Hastanesindeyim, eşim yoğun bakımda, kan almak için 500 TL lazım, gönderebilir misin?” dediği, müşteki’nin “tamam göndereyim,
sen orada bekle” diyerek telefonu kapattığı, konuşma sesinden şüphelenen müştekinin …’yü aradığı ve onun olmadığını öğrenince olayı emniyet güçlerine haber verdiği, tanık … ile parayı sanığın istediği yere gönderdiği ve teslim anında sanığın yakalandığının anlaşıldığı olayda, müştekinin ikinci kez para istemek için arayan sanığın sesinden şüphelenmesi nedeniyle eyleminin tek dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek hakkında müteselsil suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kabule Göre de;
2-Hükmolunan adli para cezası tayininde 5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesi hükmü karşısında adli para cezası hesaplanırken bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırma ve indirimlerin gün üzerinden yapılması ve sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması sonucu belirlenmesi gerektiği gözetilmeden uygulama yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
3-5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan haklardan aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 53.madde 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.