Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/29328 E. 2013/17078 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29328
KARAR NO : 2013/17078
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık …’in, beraatine dair Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/06/2009 tarihli ve 2008/287 esas, 2009/165 karar sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2012 gün ve 2009/265107 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 25/09/2013 gün ve 2012/697 Esas 2013/14092 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 25/09/2013 gün ve 2012/697 Esas 2013/14092 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Sanık hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümler bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanığın kardeşlerinin yetkilisi olduğu şirketin ticari faaliyeti kapsamında, şirket adına çek keşide etme yetkisi bulunmadığı halde, katılandan satın aldığı üzüm karşılığı suça konu çeki keşide ederek katılana verdiği ve yasal süresi içerisinde bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıktığının iddia edildiği somut olayda, sanığın yargılama aşamalarında değişmeyen beyanlarında çeki kardeşlerinin bilgisi dahilinde ticari faaliyetleri kapsamında katılana imzalayarak verdiğini beyan etmesi, kardeşlerinin de bu beyanı teyit ederek borçlarını kabul ettiklerini, en kısa sürede ödeyeceklerini beyan etmeleri karşısında; muhatap bankadan, sanık …’in, … Gıda Ürünleri İnşaat Madencilik Petrol Ürünleri Tekel Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına suç tarihinden önceki ve sonraki dönemde çek keşide edip etmediğinin, etmiş ise çek bedellerinin ödenip ödenmediğinin sorulması ve suç tarihinden önceki ve sonraki dönemde sanığın … Gıda Ürünleri İnşaat Madencilik Petrol Ürünleri Tekel Ürünleri Hayvancılık İthalat İhracat Pazarlama Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına keşide ettiği çeklere dayalı varsa icra takiplerine ilişkin dosyalar getirtilerek anılan dosyalarda imza inkarında bulunulup bulunulmadığı araştırılarak tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.