Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6522 E. 2013/16919 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6522
KARAR NO : 2013/16919
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa,dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Ticaret sicilinde … Tekstil Gıda Elektrik ve Elektronik Züccaciye Kuyumculuk Petrol İnşaat Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi olarak kayıtlı bulunan şirketin ortakları olan … ve …’ın, 25/04/2006 günlü kararla hisselerini sanıklar … ve …’ya devrettikleri ve şirketi temsile münferiden …’nun yetkili bulunduğu, kardeş olan sanıklar … ve …’nun 26/04/2006 günü Asya Katılım Bankası Sultanhamam Şube Müdürü …’ın yanına gelerek şirketin eski kredisinde limit arttırımı talebinde bulunup şirketin eski ortağı olup muhasebeciliğini yapan sanık …’ın da kefil olarak gösterildiği, sanıklar … ve …’nun asıl borçlu sıfatı ile üretim destek kredisi almak için genel kredi limit arttırım sözleşmesini imzaladıkları, sanık …’ın da kefil olarak sözlemeyi imzaladığı, daha sonra şirket muhasebecisi sanık …’ın, alınan krediye tahsil amaçlı olarak arkasında … Tekstil Gıda Ltd. şirketinin kaşesi ve taklit imza ile atılmış cirolu on üç adet değişik bankalara ait farklı miktarlardaki çekleri sanık … ile birlikte düzenleyerek 01/05/2006 -14/06/2006 tarihleri arasında kredi borcuna mahsup edilmek üzere kredi sözleşmesinden sonra bankaya verdiği, ilk iki kredi taksidinin ödenip iki çekin geri alındığı, ancak daha sonraki taksitlerin ödenmediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1- Sanıklar hakkında verilen beraat kararları ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenen 08/08/2006 tarihli ekspertiz raporuna göre, dokuz adet çekin kopyalanmış sahte çek olduğunun, diğer iki adet çekin ise hakiki olduğunun tespit edildiği, grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 10/07/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre de, inceleme konusu çeklerin arka yüzlerinde basılı … Tekstil Gıda Elektrik ve Elektronik Züccaciye Kuyumculuk Petrol İnşaat Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi kaşesi üzerindeki imzaların sanıklardan …’nun eli ürünü olduğu, yine Türkiye Halk Bankası Gölbaşı/Ankara şubesine ait görünen 12.420 TL meblağlı sahte çekin arka yüzünde 1. ciranta olarak atılı bulunan imza ve üzerindeki “Ahmet Çetin” yazılarının sanık …’nun eli ürünü olduğu kanaatinin bildirildiği, suça konu sahte çeklerin, bankaca kullandırılan kredinin teminatı olmadığı, çeklerin kredinin kullandırılmasından sonra değişik tarihlerde kredinin ödenmesine yönelik olarak bankaya ibraz edildiğinin çek alım bordroları ile anlaşıldığı, başlangıçta bankaca tahsis edilen kredinin çok daha fazlası için bankaya teminat ve şahsi kefalet verildiği anlaşıldığından, sanıklara yüklenen nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından ve sanık …’nun sahtecilik suçuna iştirak ettiğine dair savunmasının aksine bir delil elde edilemediğinden verilen beraat kararları ile sanık … hakkında zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen 08/08/2006 tarihli ekspertiz raporunda, tetkik konusu çeklerin ön yüzlerindeki tanzime esas teşkil eden el yazıları, keşideci imzaları, arka yüz ciranta hanelerindeki el yazıları ve imzalar ile sanık …’ın mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasında kaligrafik ve grafolojik özellikler özellikler yönünden ilgi kurulamadığının tespit edilmesi, kovuşturma aşamasında grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 10/07/2009 tarihli bilirkişi raporuna göre ise, Akbank Kemer/Antalya şubesine ait görünen 13.750 TL meblağlı sahte çekin ön yüzündeki yazıların ve keşideci imzasının, Finansbank Akdeniz Şubesine ait görünen 12.213 TL bedelli sahte çekin ön yüzündeki yazıların, Denizbank Pendik/İstanbul şubesine ait görünen 14.230 TL bedelli sahte çekin ön yüzündeki yazıların ve Garanti Bankası Sarıgazi/İstanbul şubesine ait görünen 11.120 TL bedelli ve … emrine yazılı sahte çekin arka yüzünde “… Dokuma Tekstil” içerikli kaşe üzerinde atılı bulunan imzanın sanık …’ın eli ürünü olduğu kanaatinin bildirilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, dosyanın Adli Tıp Fizik-Grafoloji İhtisas Dairesi’ne gönderilmek suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir veya tayini gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.