Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1913 E. 2013/3683 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1913
KARAR NO : 2013/3683
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I) Katılan adına vekilinin dosyaya sunduğu 19.07.2010 havale tarihli temyiz dilekçesi başlığında sanık …’ın ismine yer verilmediği, dilekçe içeriğinden de bu sanık hakkında ” 2001 ve 2004 Tarımsal Faaliyet Yılları” esas alınarak “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından açılan kamu davalarından verilen “beraat” hükümlerine yönelik bir temyiz iradesinin açıkça var olmadığı, tebliğnamedeki düşüncenin aksine, tespit edildiğinden; adı geçen sanık hakkında verilen “beraat” kararları yönünden “temyiz incelemesi yapılmaksızın” mahalline iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II) 19.02.2007 tarihli iddianame ve 24.04.2007 tarihli görevsizlik kararı ile sanık … hakkında 2001, 2002 ve 2003 ; sanık … hakkında ise 2003 ” Tarımsal Faaliyet Yılları” esas alınarak “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından açılan kamu davalarından verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık … açısından; sırasıyla 27.03.2002, 30.12.2003 ve 06.09.2004 olarak; sanık … açısından ise 06.09.2004 olarak belirlenebilen suç tarihlerinden inceleme tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK.nın 223/8 maddesi gereğince sanıklar hakkındaki başlıkta anılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III) 19.02.2007 tarihli iddianame ve 24.04.2007 günlü görevsizlik kararı ile sanıklar …, … ve … haklarında “2004 Tarımsal Faaliyet Yılı” esas alınarak “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davalarından verilen “beraat” hükümlerine yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, 2004 Tarımsal Faaliyet Yılı doğrudan gelir desteği uygulaması kapsamında; gerçeğinden daha fazla alanda tarım yaptıklarını beyan ederek haksız yarar sağlamak suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” suçlarını işledikleri iddia olunmakla;
“Dolandırıcılık” suçlarında en son haksız yararın sağlandığı tarih suç tarihi olacağından, doğrudan gelir desteği uygulamasında 2004 Tarımsal Faaliyet Yılına ilişkin başvurularının Eylül 2004 tarihi itibariyle alındığı gerçeği bulunduğundan ve primlerin genel olarak başvuruları izleyen takvim yılında çiftçilerin banka hesaplarına yatırıldığı bilindiğinden her bir sanık açısından Eylül 2004’te yaptıkları başvurular nedeniyle tahakkuk edip banka hesaplarına yatırılan paraların miktarlarının ve hangi kalemlerden ibaret olduğunun, hangi tarihlerde yatırıldıklarının ve çekildiklerinin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, belgelerinin onaylı örneklerinin dosyaya intikalinin sağlanması, sanıklar açısından ayrı ayrı “suç tarihlerinin” gerekçeli kararda denetime olanak verecek şekilde ortaya konulması, dosyada görülen Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/4000 hz no’lu soruşturması neticesinde düzenlenen 11.12.2006 tarihli iddianame akıbetinin araştırılması, dosyanın getirtilip ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin onaylı suretlerinin alınması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.