Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20624 E. 2013/5036 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20624
KARAR NO : 2013/5036
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur.Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, avukatlık bürosu, doktor muayenehaneleri, emlak bürosu, mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Somut olayda; sanıkların, yaşı büyük diğer sanıklar … ve İshak ile birlikte saat 13.20 sularında Türk Telekom’a ait deporunun çevresindeki tel örgüden içeri girdikleri ve bina duvarının dibindeki makaraya sarılı 100 metre kadar kabloyu çalıp boş bir araziye gizledikleri, polisler tarafından yakalanmaları üzerine çaldıkları kabloların yerini gösterip iade edilmesini sağladıkları sabit olmakla, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar hakkında verilen hapis cezalarından çevrili adli para cezalarının, 5237 sayılı TCK’nın 51/1.maddesi uyarınca ertelenemeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanıkların Türk Telekom’a ait depoya girerken tel örgüyü kestikleri iddia edilmişse de; sanıkların samimi bir şekilde olayı anlatırken aşamalarda değişmeyen savunmalarında tel örgünün önceden kesilmiş olduğunu ve kesik olan bu kısımdan içeri girip çıktıklarını beyan ettikleri, polislerce yakalandıkları sırada tel örgüyü kesebilecekleri herhangi bir alet ele geçirilmediği, zira … 10.Asliye Ceza Mahkemesinde aynı eylemler nedeniyle yargılanan sanıklar İshak ve … hakkında kamu malına zarar verme suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmakla, sanıkların tel örgüyü kestiklerine dair cezalandırılmalarına yetecek derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, kamu malına zarar verme suçundan beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanıkların polislerce yakalandıklarında çaldıkları kabloların yerini gösterip şikayetçi kuruma iade edilmesini sağlamaları karşısında, hırsızlık suçundan haklarında 5237 sayılı TCK’nın 168/1 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 116/2 maddesinde düzenlenen işyeri dokunlmazlığını ihlal suçunun, suç tarihi dikkate alındığında 06/12/2006 tarihli 5560 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nın 253/1-b.3 bendi gereği şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, uzlaşma hükümlerinin yerine getirilmemesi,
4-Adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen cezaların ileride suç işlemekten çekinecekleri hususunda olumlu kanaat oluşması karşısında ertelenmesine karar verildiği halde, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda ortada herhangi bir zarar bulunaması, hırsızlık suçu açısından ise sanıkların çaldıkları kabloların yerini göstermek suretiyle aynen iade etmeleri ve yaşı büyük sanıklar hakkında görülen dava sonucunda da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında; zararı gidermedikleri şeklinde yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.