YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7395
KARAR NO : 2013/17176
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın sahibi ve kurucusu olduğu …’nde, 11.08.2006 ile 20.07.2007 tarihleri arasında şirket ortağı olarak çalışan sanığın, şirket müşterilerden yaptığı tahsilatlara ilişkin paraları, şirketin banka ve kasa hesaplarına aktarmayarak kendi uhdesinde tuttuğunun iddia edildiği olayda; şirket adına yapılan ve şirket hesaplarına yansıtılmadığı öne sürülen alındı makbuzları, şirket yevmiye defteri ile yargılama dosyasının tamamının İzmir Adalet Komisyonu bilirkişi listesinde görev yapan ve serbest muhasebeci mali muşavir olan …’a tevdi edilmesi neticesinde düzenlenen 28.04.2008 tarihli bilirkişi raporunda; dosya içerisinde bulunan 231 adet şirket alacaklarına ilişkin düzenlenen tahsilat makbuzlarının tamamanın şikayetçi şirketin resmi defter ve hesaplarında yer almadığı, 11.08.2006-20.07.2007 tarihleri arasında tahsil edildiği gözüken 231 adet tahsilat makbuzu toplamı olan 90.951.00 TL paranın, şikayetçi şirketin hesap kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği, bilirkişi … tarafından, düzenlenen 16.03.2009 tarihli ikinci bilirkişi raporunda; 231 adet tahsilat makbuzu ile toplamda 96.021.00 TL paranın şirket adına tahsil edildiği, sanığın dosyaya sunduğu ve tahsil ettiği paraları şirketin banka hesabına yatırdığını iddia ettiği 24 adet banka kasa tahsilat dekontlarında; paraları banka hesabına yatıran kişinin isminin yazılı olmadığı gibi tahsilat dökümlerinde gözüken 11.08.2006 -07.12.2006 tarihleri arasında 26.625.00 TL paraya ilişkin şirket adına yapılan tahsilatların, banka hesabına yatırıldığına ilişkin makbuzlarının görülmediği; ayrıca banka hesabına yatan paralarla ilgili şirket yevmiye defteri kayıtları incelendiğinde; söz konusu paraları banka hesaplarına sanığın yatırdığını gösteren herhangi bir kayda rastlanmadığı, sanığın dosyaya sunduğu ve şirket adına pos makinasından şirketin banka hesabına tahsil ederek yattığını öne sürdüğü paralar ile ilgili olarak da; 63 adet pos kredi kartı işlem fişi incelenmesinde; bu pos makinası fişlerinde ödeme yapan kişilerin isimleri ile tahsilat makbuzları dikkate alındığında, yapılan dökümdeki kişi isimlerinin bir birini tutmadığının tespit edildiği böylelikle; sanığın, tahsilat makbuzu ile yaptığı tahsilatları banka pos makinasından yani kredi kartı ile ödendiğinden kendisine nakit ödeme olmadığını, bu şekilde kredi kartı ile yapılan ödemelerin doğrudan şirkete ait banka hesabına geçtiğine dair savunmasının da geçerli olmadığının belirtildiği, bu belirlemeler ve tespitler neticesinde sanığın, 90.951.00 TL tutarında olan ve şirkete ait parayı tahsil ederek şirket hesabına ve şirket kasasına yatırmadığı kanaatinin oluştuğu, sanığın şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra da şirket borçlularından para tahsil etmeye devam ettiği, bu şekilde 28.06.2007 tarihinde 10000 TL 26.03.2007 tarihinde 4000 TL olmak üzere alıcaklısı … Doğalgaz ve borçlusu … Pet.Ürünleri Ltd Şti’den tahsilat yaptığı, bu tahsilatları da şirket kayıtlarına yansıtmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.