YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7362
KARAR NO : 2013/17910
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık …’in yüzüne karşı tefhim olunan, sanıklar müdafiinin ise yokluğunda verilip 18/07/2011 tarihinde tebliğ olunan 06/07/2011 tarihli beraat hükmüne yönelik, sanıklar müdafiinin yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 15/09/2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanlar vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanlardan …’ın, sanık …’e ait olup 100.Yıl Mahallesi İdareciler Sitesi B Blok 2 numarada bulunan daireyi arkadaşları ile birlikte kiralamak istediği, bunun için sanık … ve …’in oğlu olan diğer sanık … ile anlaşarak kira bedelini 650 TL olarak belirledikleri, yapılan anlaşma gereği katılan …’in borçlu, katılan …’nun ise kefil olarak bir tanesi 750 TL, 11 tanesi 650 TL olmak üzere toplam 12 adet senedi imzalayarak 1 yıllık kira bedeli için sanık …’e verdikleri, sanık …’in, katılanların imzaladığı kira
sözleşmesini annesi …’e imzalatacağını söyleyerek aldığı ve evin anahtarlarını katılanlara teslim ettiği, katılanların bu evde kısa bir süre ikamet ettikleri, ancak kontrat olmadığından elektrik, su, doğalgaz gibi bağlantıları yapamadıkları için sanıklardan kira sözleşmesini istedikleri, bunun üzerine sanık …’in sahte olarak düzenlenmiş ve …adlı kişi adına imzalanmış başka bir sözleşmeyi katılanlara verdiği, katılanların kendi imzalarını içermeyen bu sözleşmeyi kabul etmeyerek evden çıktıkları, ancak sanıkların söz konusu senetleri katılanlara iade etmedikleri iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanıkların savunmalarında, katılanların sözleşmeye aykırı bir şekilde kira süresi bitmeden ve kendilerine öncesinde haber vermeden evden çıkmaları nedeniyle, sözleşmedeki hükümler doğrultusunda senetleri iade etmediklerini, …adına imzalanmış sözleşmeyi katılanlara kendilerinin vermediğini beyan ettikleri, katılanların ise, evden erken çıktıkları için bedelsiz kalan senetlerin kendilerine iade edilmediğini belirttikleri anlaşılmakla; katılanlar ile sanıklar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 19/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.