YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7351
KARAR NO : 2013/17912
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; yıllık bal üretim kapasitesi 9.000 kg olan sanığın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bal üreticilerine dağıttığı süzme bal destekleme priminden faydalanmak amacıyla, … isimli şahıs tarafından düzenlenerek kendisine verilen ve içeriği itibariyle sahte olduğu iddia edilen müstahsil makbuzunu 10.032 kg üzerinden destekleme primi almak için Ordu İl Tarım Müdürlüğü’ne diğer evraklar ile birlikte verdiği, kovan başına öngörülen miktardan fazla satış gösteren sanığa, 9.000 kg üzerinden destekleme ödemesi yapıldığı, sanığın böylelikle kurum zararına 1.032 kg’lık bal bedeli kadar haksız kazanç elde etmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın bal ticareti ile uğraştığına dair Tarım İl Müdürlüğü yazısına göre, çiftçi olup arıcılıkla uğraştığı, savunmalarında ürettiği balı bal ticaretiyle uğraştığını söyleyen …’a sattığını ve bu şahsın müstahsil makbuzu düzenleyerek kendisine verdiğini, makbuzun gerçek olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen …’ın da bu savunmayı doğruladığı, sunulan müstahsil makbuzu üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve oynama olmadığı anlaşıldığından; sanık hakkında, sahte müstahsil makbuzu veya içeriği itibariyle sahte müstahsil makbuzunu bu durumu bilerek sunduğuna dair her türlü şüpheden uzak, cezalandırmaya yetecek, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19/11/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.