Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/10104 E. 2021/17040 K. 30.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10104
KARAR NO : 2021/17040
KARAR TARİHİ : 30.12.2021

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, davacının prime esas kazanç tutarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece verilen 24.12.2014 tarihli ilk karar, Dairemizin18.06.2015 tarih ve E.2015/8402 – 2015/12172 K. sayılı ilamı ile; “… Somut uyuşmazlıkta; davacı, dava konusu dönemde asgari ücretin iki katına yakın ücretle ve günde 3 saat fazla çalışmasının olduğunu tespitini talep etmiş, Mahkemece Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen işçilik alacakları dosyasında belirlenen ücret tutarları da esas alınarak talebe göre hüküm kurulmuştur. İdare veya kaza mercileri tarafından verilen karar uyarınca sigortalılara yapılan ödemeler Yasada belirtilen ücret türlerinden ayrımsızdır. Fark, bunların yönetim ve yargı mercilerince verilmiş kararlardan kaynaklanmalarıdır. İşveren ile sigortalı işçi arasında “fazla çalışma ücreti” veya “prim, ikramiye” gibi konularda uyuşmazlık çıkar ve mahkemece, bu işçilik haklarının ödenmesine karar verilir ve sigorta primlerinin ödeneceği ay içinde bu paralar sigortalıya verilirse, bu ödemelerde prim matrahına dahil edilerek, prim hesabında göz önünde tutulur. Bu tür kazançlara salt hak kazanmak, bu kazançların prime esas alınması için yeterli bulunmamaktadır (Mustafa Çemberci, Sosyal Sigortalar Kanunu Şerhi, Olgaç Matbaası, 1985 Baskı, s.439). Mahkemece, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların hak kazanıldığı dönemlerin prime esas kazançlarına dahil edilmesi isabetsiz olup hizmet akdinin işçilik alacaklarına dair kararın kesinleşmesinden önce sona ermiş olması karşısında, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, çalışmaların geçtiği son ay haricindeki prime esas kazanç tutarı yönünden, yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde yeterli araştırma yapılmaması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. ” şeklindeki gerekçesiyle bozulmuştur.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir.
Eldeki davada, Mahkemece tarafları farklı olan dosyalar emsal gösterilerek hiç bir işlem yapılmadan aynı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, yargı kararı ile hak kazanılan ücret niteliğindeki kazançların hak kazanıldığı dönemlerin prime esas kazançlarına dahil edilmesi isabetsiz olup hizmet akdinin işçilik alacaklarına dair kararın kesinleşmesinden önce sona ermiş olması karşısında, yapılan ödemelerin çalışmanın geçtiği son ayın prime esas kazancında gözetilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması, çalışmaların geçtiği son ay haricindeki prime esas kazanç tutarı yönünden, yukarıda açıklanan ispat kuralları çerçevesinde yeterli araştırma yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.