Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67862 E. 2013/11469 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67862
KARAR NO : 2013/11469
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’in, katılan …’a ait olup Bağlarbaşı Sarnıç mevkiinde bulunan arazinin satılık olduğunu emlakçılardan öğrenmesi üzerine emlakçılarla birlikte katılanın yanına gidip araziye müşteri bulduğunu söylediği, katılan ile birlikte araziye baktıktan sonra, göstereceği kişilerin araziyi beğenmeleri halinde hemen işlemlere başlayacağını söyleyerek katılandan nüfus cüzdanını aldığı, daha sonra emlakçıları arayarak müşterilerin arsayı beğenmediğini, almaktan vazgeçtiklerini söyleyip katılanın nüfus cüzdanını bir tanıdığı aracılığıyla iade ettiği, bu şekilde katılanın kimlik bilgilerini ele geçiren sanıkların katılan adına, arazinin satışı için sanık …’na yetki veren düzenleme şeklindeki sahte vekaletname çıkardıkları, daha sonra kendilerini emlakçı olarak tanıtan sanıklar … ve …’in, sanık … ile birlikte …’a ait emlakçı dükkanına giderek, söz konusu arazinin sanık …’nın kayın babasının arazisi olduğunu ve bu araziyi satmak istediklerini söyleyerek ellerindeki sahte vekaletname ile katılana ait araziyi 21.000 TL karşılığında …’a tapuda devrettikleri şeklindeki olayda; sanıkların eylemlerinin zincirleme şekilde sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturduğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.