YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22865
KARAR NO : 2013/5923
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 16/06/2008 tarihli tensip kararı ile tefrik edildiği anlaşıldığından nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, satmadığı halde sahte makbuz kullanarak mısır sattığını beyan edip destekleme pirimi aldığı iddia edilen olayda; sanık hakkında hem sahtecilik hemde dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, davaya bakan mahkemece tensiple sahtecilik suçundan tefrik kararı
verildiği anlaşılmakla, sahtecilik eyleminin dolandırıcılık suçunun hile ayağını oluşturması nedeniyle tefrik kararının yanlış olduğu, öncelikle sahtecilikle ilgili açılan davanın hangi mahkemede olduğu tespit edilerek karara çıkmamış ise delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden birleştirme kararı verilmesi, karara çıkmış ise denetime izin verecek şekilde dosya içine konulması ve delillerin birlikte değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.