Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/2017 E. 2021/10250 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2017
KARAR NO : 2021/10250
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan müşteki …’nin, duruşma ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
O yer Cumhuriyet Savcısının beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükmü usul ve kanuna uygun bulunduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
O Yer Cumhuriyet Savcısının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü on beş yaşından küçük mağdureyi aracına alarak götürdüğü apartman dairesinde üzerine kapıyı kilitlemek suretiyle gitmesine engel olduğu anlaşılmakla, sanığın müsnet suçtan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 109/1-3f. maddeleri gereğince mahkumiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.12.2021 tarihinde beden veya ruh sağlığı bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden üyeler … ile …’ın karşı oyları ve oy çokluğuyla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm açısından ise oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Olay tarihinde 14 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin çocuk izlem merkezindeki ifadesinde, facebook’ta tanıştığı sanık ile buluşup eve gittiklerini, sanığın bacaklarına elleyip kendisini dudağından zorla 1-2 defa öptüğünü, sanığın kıyafetlerini çıkarmadan cinsel organını çıkarttığını ancak kendisinin gitmek istemesi üzerine başkaca bir cinsel eylemi olmadan evden ayrıldıklarını beyan etmiştir.
01.05.2014 tarihli Adli Tıp Uzmanı raporuna göre mağdurun üst dudak sağ tarafta 1,5×0,5 cm.lik ekimoz bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca mağdurenin annesi müşteki … de olaydan sonra mağdurenin dudağındaki morluğu gördüğünü belirtmiştir.
Bursa Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 03/06/2014 tarihli raporunda mağdurenin şikayetlerinin depresyon ve postravmatik stres bozukluğu ile uyumlu olduğu bildirilmiştir.
Mağdur duruşmadaki ifadesinde soruşturmadaki beyanından dönerek sanığın kendisine cinsel bir eylemi olmadığını bildirmiş ise de, mahkemece ifadelerindeki çelişki ısrarla giderilmeye çalışıldığı halde mağdure çelişkiyi giderememiş, duruşma tutanağına derc edilen gözlemde mağdurenin alçak sesle konuştuğu, bazı sorulara kararsız bazen önüne bakarak uzun süre bekledikten sonra cevap verdiği, sürekli üzülmüş ve bıkkın bir halde bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca duruşmada hazır bulunan uzman gözlemine göre mağdurun olaydan sonra ailesinden ve çevresinden aldığı geri bildirimlerin onu psikolojik olarak baskı altına aldığı, ifade verirken süreci sonlandırma isteğinin etkili olduğu belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar nazara alındığında, mağdurenin olaydan önce sanığa iftira atmasına neden olabilecek bir husumet bulunmadığı, Ç.İ.M’deki ifadesinde yer zaman belirterek ayrıntılı beyanda bulunduğu, sanığın kendisini dudağından zorla 1-2 defa öptüğü yönündeki beyanının doktor raporu ve müşteki …’nin mağdurenin dudağında morluk olduğu yönündeki beyanıyla doğrulandığı, mağdure duruşmada ifadesini değiştirmiş ise de gerek mahkeme heyetince gerekse sosyal hizmet uzmanınca yapılan gözlemler dikkate alındığında mağdurenin aile ve çevre baskısı altında, süreci sonlandırmaya yönelik olarak bu şekilde ifade verdiği anlaşıldığından, sanığın eylemine çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyeti yönünde hükmün bozulması gerektiği görüşüyle bu suçtan verilen beraat hükmünün onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.