YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1847
KARAR NO : 2021/10439
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Cinsel saldırı, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü;
Sanık hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörülmesi ve mahkemece hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması suretiyle aynı Kanunun 50/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisi ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2021 tarihinde Başkan vekili …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Her ne kadar sanık ile katılanın tartıştıkları ve tartışma sonucunda sanığın mağdureyi yaraladığı anlaşılmışsa da tartışmanın hangi nedenle başladığına ve bu kapsamda sanığın mağdureye cinsel saldırıda bulunduğuna dair aralarında kavga nedeniyle husumet bulunan mağdure beyanı dışında delil bulunmadığı, tanık beyanları, mağdurenin çelişkili beyanları, olayın oluş şekli dikkate alındığında bu konuda mağdur beyanına tek başına itibar edilemeyeceği, mağdure beyanı üzerinde şüphe oluştuğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın cinsel saldırı suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.