YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20688
KARAR NO : 2013/4889
KARAR TARİHİ : 18.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık …’nın, 2006 yılında serbest muhasebecilik yapan katılanın yanında yardımcısı pozisyonunda çalıştığı ve tahsilatları yapmaya yetkili olduğu, dönem içerisinde muhasebecilik bürosunun müşterilerinden tahsil ettiği paraları büronun hesaplarına aktarmadığı gibi, bu paraları yatırması gereken kuruma da yatırmadığı, parayı büro adına tahsil ettiği için müşterilerine karşı muhasebe bürosunun sorumlu olduğu, bu nedenle müşterilerin zararını katılanın karşıladığı, böylece sanığın katılanla arasındaki hizmet ilişkisi nedeniyle büro adına tahsil ettiği paraları gerektiği yerde kullanmayarak üzerine geçirdiği anlaşıldığından, eyleminin zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nın 43. maddesi gereğince cezası mahkemenin takdirine bağlı kalınarak 1/3 oranında artırılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nın 62. maddesi gereğince cezasının 1/6 oranında indirilmesi sonucunda 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL ‘den çevrilmek üzere, sonuç olarak 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi