YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68087
KARAR NO : 2013/11314
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılanın açtığı iş yerinde reklam ve tabela işi yapan sanığın, aralarında vuku bulan bir takım anlaşmazlıklar nedeniyle kasada bulunan 5.000,00 TL para, fotoğraf makinesi, şirkete ait defter ve belgeleri alarak ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt
sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2) Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 365 gün karşılığı 7.200,00 TL yerine 9.700,00 TL adli para cezası hesaplanarak sanığa fazla ceza tayini,
3) Sanığa doğrudan verilen 120 gün karşılığı adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplama yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “120 gün”, “9700 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün karşılığı 100,00 TL” ve “7.300,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.