Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/11410 E. 2021/16657 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/11410
KARAR NO : 2021/16657
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde 01.01.2014- 15.08.2014 tarihleri arasında kesintiz olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE
MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davacının sigortalı bildirilen süreler dışlanarak, 01/01/2014-15/08/2014 tarihleri arasında davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “Davacının hizmet tespiti talep edilen dönem öncesi ve sonrasında davalı işyerinde çalıştığı, kabulüne karar verilen 01/01/2014-15/08/2014 tarihleri arasında ise işverence davacının sigorta bildirimlerinin yapılmadığı, ancak dinlenen tanık beyanları ile davalı işverence davacının maaş ödemelerinin banka kanalı ile davacıya ödendiğine ilişkin kayıtlar birlikte gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu” gerekçesiyle davalı şirket vekilinin ve fer’i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Feri müdahil Kurum vekili, davacının Kurum kayıtlarının aksini aynı değerdeki yazılı belgelerle ispatlayabileceğini, dosya kapsamında tanık anlatımları dışında herhangi bir yazılı belge bulunmadığını, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, davacının diğer davalı yanında çalıştığının kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edilemediğini, davalının hangi şirkette ne kadar süre ile çalıştığının Mahkeme tarafından yeterince incelenmediğini, davacı davasını kesin ve inandırıcı deliller ile ispat edememiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
5510 sayılı Kanunun 12. maddesinde, “sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” işveren olarak tanımlanmıştır. “Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının, davalıya ait işyerinde 01.01.2014- 15.08.2014 tarihleri arasında kesintiz olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının 1111920 sicil nolu dava dışı …Ambalaj Malzemeleri Tekstil Gıda İnşaat San. Tic.Lt. adlı işyerinden 21.05.2013-31.12.2013 tarihleri arasında; 1121805 sicil nolu davalı … Tekstil Konf. Teks. Amb. Mal İnş.Paz.San Ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı davalı işyerinden 15.08.2014-07.04.2017 tarihleri arasında bildirimleri bulunduğu, davalı adına kayıtlı 1121805 sicil nolu işyerinin 18.04.2014 tarihinde yasa kapsamına alındığı, davalıya ait banka hesabına “…. Tekstil, Yeni kurulacak Pameks Ambalaj maaş ödemesi” açıklaması ile 13.12.2013-25.07.2014 tarihleri arasında çeşitli ödemeler yapıldığı, Mahkemece davacının, davalı işyerinde, sigortalı bildirilen süreler dışlanmak suretiyle 01/01/2014-15/08/2014 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, ihtilaf konusu dönemde davacının banka hesabına yapılan ödemelerin Pameks Tekstil açıklamasıyla yapılması karşısında, 1111920 sicil nolu dava dışı işyerinin kapsama alındığı ve kapsamdan çıkarıldığı tarih araştırılmadan, devir olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği açıklığa kavuşturulmadan, işyeri devri varsa her bir dönem için ayrı ayrı tespit yapılıp işverenler belirlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Öncelikle sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenin tespiti gerekmekte olup, mahkemece, davacının talep edilen çalışma döneminde hangi işveren veya işverenler yanında çalıştığı hususunda, ayrıntılı beyanı alınmak suretiyle, gerçek işveren veya işverenler belirlenerek, her bir işveren yönünden çalışma dönemi ayrı ayrı tespit edilmeli, dava dışı işveren bulunduğunun anlaşılması halinde HMK’nın 124. maddesi gereğince husumetin doğru işverene yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, işverenin davaya iştiraki sağlanmalı, davaya dahil edilen işverenin gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, feri müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.