YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66899
KARAR NO : 2013/10462
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/03/2009 tarih ve 2008/276 Esas, 2009/114 K sayılı hüküm fıkrasında, Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca başvurulacak kanun yolu ile ilgili sürenin başlangıcının ve başvuru şeklinin tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmemesi karşısında, anılan kararın kesinleşmediği; kesinleşmeyen bu karara karşı sanık müdafiinin 27/07/2010 havale tarihli yargılanmanın yenilenmesi istemini içeren dilekçesinin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olduğu ve Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/08/2010 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararın hukuken yok hükmünde olduğu kabul edilerek, 19/03/2009 ve 2008/276 Esas, 2009/114 K sayılı ilamın temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, gerçekte bir ürün satışı gerçekleştirmediği halde komisyon karşılığı almış olduğu fatura ile doğrudan gelir desteğinden faydalanmak amacıyla müracaatta bulunarak haksız ve gerçeğe aykırı bildirimlerle katılan idareden 800,00 TL doğrudan gelir desteği aldığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
1- Sanığın doğrudan gelir desteği aldığına ilişkin evrak ve kayıtların onaylı suretlerinin, Oğuzeli İlçe Tarım Müdürlüğü’nden getirtilip incelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün, 50/105, 01.06.1999 gün, 137/146, 10.10.2000 gün, 175/193, 23.10.2001 gün, 226/227 ve 30.05.2006 gün 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.08.2008 gün ve 2008/15641 esas sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı ve iddianamede tavsifi yapılan bu suçla bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, sevk ve tavsife göre, ”özel belgede sahtecilik” suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan ”özel belgede sahtecilik” suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.