Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67600 E. 2013/11463 K. 19.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67600
KARAR NO : 2013/11463
KARAR TARİHİ : 19.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sosyal güvencesi bulunmayan ve hamile olan sanığın, rahatsızlığı nedeniyle kız kardeşi …’a ait yeşil kart ile Menemen Devlet Hastanesi kadın doğum polikliniğine başvurduğu, kadın doğum uzmanı doktor tarafından ultrasonografi istenilmesi üzerine, sanığın ultrasonografi bölümüne gittiği, bu bölümde görevli doktor ve hemşire tarafından yeşil kart sahibinin geçmişe dönük kayıtları ile sanığın durumu arasında uyumsuzluk bulunduğunun fark edildiği, suça konu yeşil kartın 2006 yılı Mart ayında kullanıldığı ve kullanan kişinin 11 haftalık hamile olduğu halde, suç tarihi olan 09/10/2006 tarihinde müracaat eden
sanığın ise 5 aylık hamile olduğunun tespit edildiği, bunun üzerine yeşil kart üzerindeki fotoğrafın kontrol edilmesi sonucunda, yeşil kartın sanığa ait olmadığının belirlendiği şeklindeki olayda; sanığın, kız kardeşine ait yeşil kart üzerinde bulunan fotoğraf ve kimlik bilgileri üzerinde herhangi bir tahrifat yapmadan hastaneye müracaat ederek yeşil kartı görevlilere ibraz ettiği, sanığa ait sağlık verilerinin bilgi işlem sistemine girildiğinde, kart sahibi kişinin sağlık kayıtları ile müracaat eden sanığın sağlık durumunun uyumsuzluğunun hemen anlaşıldığı, bu durumun fark edilmesi üzerine yeşil kart üzerindeki fotoğrafa bakıldığında müracaat eden kişinin kart sahibi olmadığının belirlendiği anlaşılmakla; sanığın hastane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturacak biçimde bir davranışı bulunmadığı gibi, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevi bulunan hastane görevlilerinin muayene edilen kişinin kart sahibi olmadığını ilk bakışta anlamalarının mümkün olması ve sanığın bu durumun denetlenmesi imkanını ortadan kaldırıcı bir davranışının bulunmaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.