YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67036
KARAR NO : 2013/10488
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın müşteki …’ya aralarındaki alışverişten dolayı 4000 TL.lik çek keşide ettiği, çekin karşılıksız çıkması üzerine müştekinin yanında arkadaşı tanık … ile sanığın işyerine gittikleri, sanığın parayı elden ödeyeceğini beyan edip, para temini açısından … ismindeki kişiyi çağırdığı, kendi evine gidip para getirmesi konusunda şahsa talimat verdiği, …’in işyerinden çıkmasını takiben keşide etmiş olduğu çeki müştekiden istediği, müştekinin çeki vermek istememesi üzerine “Yanında şahidin de var, çeki bana rahatlıkla ver” demesini takiben müştekiyi aldatarak elinde bulunan çeki aldığı ve işyerindeki kasaya koyup, kasayı kilitlediği, … isimli şahsın gelmemesi ve tanık
…’nün de işinin çıkması üzerine işyerinden ayrılma aşamasında olan müştekinin parasını birkaç kez nakdi olarak istediği, kendisini şikayet edeceğini söylediği, bunun üzerine şüphelinin “Beğendiğin yere şikayet et, ben çok kişinin bacağını kırdım, senin de bacağını kırarım” şeklinde tehdit ettiği, bunun üzerine müşteki ve arkadaşının işyerinden çıktıkları, anlaşılmakla mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.